Kent & Seyyah: Evliya Çelebi'nin Gözüyle İzmir ve Çevresi - 3.Cilt - page 94

84
Kent ve Seyyah: Evliya Çelebi’nin Gözüyle İzmir ve Çevresi-III
Nif’
e gelen Çelebi, şehri gezip şehrin kalesi, tarihi ve varoşu hakknda bilgiler verdikten sonra
Nif
’ten ayrlr. Nif’ten çkan yol Kzlüzüm
Köyünün 1 km altndan kuzeybat yönünde ilerleyerek (Çelebi, batya doğru demektedir) 10 km sonra (Nif’ten itibaren), günümüzde
“Daşgave” diye bilinen yerde, (günümüzde Ulucak köprüsü yaknnda) Ulu Yol ile birleşir ve bat yönünde İzmir’e doğru gider. Fakat Ev-
liya Çelebi, Manisa’ya gitme niyetinde olduğundan kuzeye doğru giderek
Karye-i Ulucakl
’ya varr. “Daşgave” mevkisinden buras 2 kmdir.
Evliya Çelebi
Nif
’ten
Ulucakl
’ya bir buçuk saatte geldiğini kaydetmektedir:
“Andan cânib-i garba bâğ- İremler içre bir buçuk sâ‘at, Karye-i
Ulucakl”
(IX. Kitap: 38).
Çelebi’nin bu aşamadan sonra kaydetmiş olduğu
“Bu karyeye karîb İzmir şehrine gider
[Y 33a]
Sâbûncu Beli sol cânibimizde kalup mahûf u
muhâtara bel olmağile bu karye-i Ulucakl'ya gelindi.”
(IX. Kitap: 38).
Şeklinde muğlak bir ifadede bulunmaktadr. Bu ifade ilk anda
“Evliya Çe-
lebi Nif-İzmir arasndaki Karabel’in adn İzmir-Manisa arasndaki Sabuncubeli ile mi karştrd?”
şeklinde bir soru akla getirebilir. Zira bu noktada
sol tarafta kalan yol İzmir’e giden Ulu Yol’dur ki, o da Karabel üzerinden İzmir’e gitmektedir.
Evliya Çelebi’nin burada anlatmak istediği başka bir şeydir. Çelebi’nin “
sol cânibimizde kalup”
diye kastettiği yol İzmir’e giden yol değil-
dir. Burada kastedilen yol
Ulucakl
(günümüzde Ulucak) köyünün iki yüz metre kadar altndan kuzeybat yönüne ayrlan yoldur. Söz ko-
nusu yol o devirde Niflilerin Manisa’ya gitmek için kullandklar döşeme Kervan Yolu’dur. Yol günümüzde Yakaköy’ün 1 km batsndan
Çiçekliköy’ün kuzey doğusundan geçerek Karaçam köyünün altndan İzmir-Manisa arasndaki yola çkyor ve buradan Sabuncubeli’ni
aşarak Manisa’ya ulaşyor idi. Evliya Çelebi’nin tehlikeli bulduğu için tercih etmediği yol bu yoldur. Bu yolu solunda brakarak 200 m yu-
karda
Karye-i Ulacakl
’ya gelen Çelebi, köy ve köylüler hakknda ksa bir malumat verdikten sonra
“Andan yine garba yokuş yukaru Şehzâde
yaylasn aşup anda…”
(IX. Kitap: 38) demektedir.
Şehzâde Yaylas
’ndan sonra varmş olduğu yerleşim biriminin
Karye-i Karakoca
olduğu dik-
kate alndğnda Çelebi’nin gittiği yön bat değil kuzeydir. Çelebi’nin
“…garba…”
demesinin sebebi, başka yerlerde de yaptğ gibi (mesela
Horos Köy- Bergama
arasnda), çktğ nokta ile vardğ noktay değil, yola çktğ andaki istikametini esas almasdr.
Bölgede yaptğmz çalşmalarda yaylaya çkan bir yol olduğu tespit edilmiştir. Fakat bu yol az önce bahsettiğimiz Sabuncubeli’ne çkan
yol gibi döşeme Kervan Yolu değil, patika bir yoldur.
Çelebi bu patika yol ile yaylaya çkmş olmaldr. Çelebi’nin yokuşu çktktan sonra geldiğini söylediği yaylann Seyahatnâme’de zikre-
dilen iki ad da
(Şehzâde Yaylas, Sûsen Drâz yaylas)
günümüzde bilinmemektedir. Ulucak, Damlack köylerinde yaptğmz çalşmalar neti-
cesinde ulaştğmz kanaat, Çelebi’nin beraberindekilerle birlikte çadr kurup kuzu kebab yediği, dört saat eğlenip dinlendiği, hakknda
epeyce bilgi verdiği
Şehzade Yaylas
’nn, günümüzde Ulucak’n 3 km kuzeyinde, Yakaköy’ün 2 km doğusundan başlayarak kuzeye doğru
genişleyen Karakz Yaylas ile hemen yukarsnda bulunan Stma Yaylas olduğu yönündedir. Zira Çelebi’nin yayla hakknda bilgi verirken
dile getirdiği;
“Ammâ garîb ü acîb yayladr. Hâlâ selâtîn-i seleflerin sarâylar ve kasr- âlîleri esâslar zâhirdir.”
(IX. Kitap: 38) cümlesinde ifade edi-
len bina kalntlar Stma Yaylas’ndadr.
1...,84,85,86,87,88,89,90,91,92,93 95,96,97,98,99,100,101,102,103,104,...268
Powered by FlippingBook