Kent & Seyyah: Evliya Çelebi'nin Gözüyle İzmir ve Çevresi - 3.Cilt - page 88

78
Kent ve Seyyah: Evliya Çelebi’nin Gözüyle İzmir ve Çevresi-III
yürütmektedir. Osmanl Devleti bürokratik yaplanmas bakmndan yeniçağn en gelişmiş devletidir demek yanlş olmayacaktr. Özellikle
Osmanl İmparatorluğu gibi topraklar üç ktaya yaylmş son derece geniş topraklara sahip bir imparatorluğun uzak eyaletlerinde merkezî
devletin kontrolü sağlamas sk bir eğitimden geçmiş tecrübeli ve sadk bürokratlar vastasyla sağlanabilirdi. Enderunda eğitim almş,
kariyerini naml paşalarn yannda yapmş zamanla devleti tanyp tecrübe kazanmş bu bürokratlar gittikleri yerlerde Osmanl iktidar
adna hüküm sürüyor onun adna kararlar verip uyguluyorlard. Bu görevlilerin sorumluluk sahibi olmalar, Osmanl iktidarnn bu uygu-
lamalara maruz kalan geniş halk kitleleri tarafndan meşru görülmesi bakmndan son derece önemli idi. Evliya Çelebi İzmir ve kazalarnda
görev yapan bürokratlarn önemlilerini de eserinde zikretmiştir: Şeyhülislâm, nakibüleşrâf
90
,kethühâyer
91
, Yeniçeri serdar
92
, yeniçeri çavu-
şu, Yeniçeri ağas
93
voyvoda
94
, muhtesip, bostanc baş, bostanc, gümrük emîni, kale dizdar
95
, muhtesip
96
, Vekilharc
97
, şehir na’ibi, müftî
98
,
subaş
99
alaybeyi, çeribaş, kâimmakâm
100
ve elbette iktidar adna adalet dağtan kad
101
bu cümledendir.
Sonuç
Hiç şüphesiz iktidar soyut bir kavramdr. Bu kavram ancak kurumlar vastasyla icra ettiği eylem ve uygulamalarla somutlaşmaktadr.
17. yüzyl İzmir’inde Osmanl Devleti’nin iktidar göstergelerini Evliya Çelebi’nin gözünden yanstmak istedik. Bu kurumlar ve uygulama-
lar, onlar gözlemleyen, etkilenenlerin hareket ve eylemlerini snrlayan, kontrol eden, yarglayan, ödüllendiren ve cezalandran yaplar
olarak tezahür etmektedir. Devlet erki yani iktidar her şeyi kontrol etmek, kayt altna almak, sabitlemek ve düzenlemek ister. Bütün bunla-
r askerî, ilmî ve mülkî bürokrasi ile yapar. Askerî bürokrasi onun şiddet uygulayan organ, yani yaptrm gücüdür. İdarî ve malî işlerin
idare ve tanzimini sivil bürokrasi ile yürütürken icrâ ettiği eylemlerin meşruiyetini de ilmî bürokrasinin ürettiği resmî ideoloji ve söylem-
lerle temin eder.
Bütün bunlar gözünden daha doğrusu zihninden aktardğmz Evliya Çelebi tarafl biridir. Her ne kadar asal bağlarndan ve eğitim al-
dğ sarayn devasa bürokrasisinden kaçan bir gezgin olsa da gittiği her yerde kaçtğ iktidarn emarelerini görmekten son derece mutlu
90
Hz. Peygamberin soyundan gelenlerin işleri ile meşgul olan görevlidir. Şemseddin Sâmî.
Kâmus- Türkî.
İstanbul: Enderun Kitabevi, 1989, s. 1469
91
Kethüda: Kâhya. Mehmet Zeki Pakaln.
Osmanl Tarih Deyimleri ve Terimleri Sözlüğü.
C. 2. İstanbul: MEB, 1983, s. 251.
92
Yeniçeri Serdar: Yeniçeri ağas tarafndan kazalara tayin edilen kolluk subay.
OTDTS.
C. III. s. 181.
93
Yeniçeri ocağ zabitlerine, subaylarna verilen isim.
OTDTS.
C. I, s. 21.
94
Slavca kökenli bir kelime olup reisi, ağa, subaş gibi çeşitli anlamlara karşlk gelen bir terimdir. Has türü topraklarn idaresinden mes’uldür.
OTDTS.
C. III, s.
598.
95
Dizdar: Kale Muhafz.
OTDTS.
C. 1, s. 369.
96
Osmanl toplumunda bireyler aras ilişkilerin intizamn sağlamann yannda, ticaretle iştigal edenlerin hileye tevessül etmemelerini sağlayan, ihtisap vergisini
toplamakla ve narhn uygulanmasyla sorumlu memurdur.
97
Büyük dairelerde ve konuklarda masraflara bakan kişiye verilen addr.
OTDTS.
C. III, s. 586.
98
Age.
s. 45.
99
Zabta ve daha çok belediye memurlarnn gördükleri işleri gören kasabalarn idaresinin başnda bulunan memurun unvandr.;
OTDTS.
C. III, s. 259;
age.
s. 54,
69.
100
Kâimmakâm; Klasik dönemde yüksek rütbeli bir Paşa adna taşradaki bir işletmeyi ya da başka bir idari görevi yürüten kimse.
Age.
s. 84.
101
Eski idari teşkilatnda kazann idari amiri.
OTDTS.
C. II, s. 219.; Tournefort.
age.
s. 248.
1...,78,79,80,81,82,83,84,85,86,87 89,90,91,92,93,94,95,96,97,98,...268
Powered by FlippingBook