Kent & Seyyah: Evliya Çelebi'nin Gözüyle İzmir ve Çevresi - 3.Cilt - page 86

76
Kent ve Seyyah: Evliya Çelebi’nin Gözüyle İzmir ve Çevresi-III
rupallar ile dolmuş gibidir diye tasvir etmektedir. Şehrin yabanclar için güvenli olduğunu anlatmak için şu örneği verir: “Eğer bir kişi bir
kâfire bir tokat vurursa bir an içinde şehir muhafzlar adam alp aman vermeden hâkime götürürler. Hâkim o suçluyu ya öldürür, ya da
kâfirler müslüman katledip, cesedini o an yok ederlerdi. Bir taraf Malta gibi karalk Avrupa gibi bir yerdir.”
80
Tournefort’a göre şehirde
ticarî faaliyet yürüten Fransz ve İngiliz tüccarlarn durumu oldukça iyidir. Hollandallar ticari aktiflik bakmndan bunlarn arkasndan
gelmektedir. Ayrca Fransz bandras altnda ticaret yapan Cenevizliler zikredilmeye değer ancak Venediklilerin hiçbir tüccar bulunma-
masna karşn konsoloslar vardr. Onun en fazla hayranlk duyduğu tüccarlar Yahudilerdir. Burada onlarn elinden geçmeyen hiçbir maln
ticaretinin yaplamayacağndan bahsetmektedir. Yabanc tüccarlarn birbirine saygl olduğunu ve yabanc uyruklularn oturduğu Frenk
mahallesine Türklerin nadiren geldiklerini belirtmektedir.
81
Evliya Çelebi ve diğer seyyahlarn bu hususa dair görüşlerinin örtüştüğü rahat-
lkla görülebilmektedir.
Evliya Çelebi seyahatnamesini yazmak için oluşturduğu şablonda ziyaret ettiği her şehrin ticaret mekânlarndan, mimarî özelliklerin-
den, kaç katl olduğu, hangi yap malzemesinin kullanldğ, kim tarafndan yaptrldğ, içersinde ne tür mallarn ticaretinin yapldğ gibi
hususlar anlatmaktadr. Bedesten, bezzazistan, han ve dükkanlarn sralandğ çarş ve liman bu minvalde seyahatnâmede kendisine yer
bulan ticarî yaplardr. Bir şehirde bedesten bulunup bulunmamas onun için çok önemli bir ölçüttür. Çünkü bedesten ticaret hacmi geniş
olan büyük Osmanl şehirlerinde bulunmaktadr. İzmir limannn savunmaya müsait oldukça geniş ve güvenli bir liman olarak görüldüğü-
nü belirtmek gerekir. Bu liman ayn zamanda Avrupallar için doğuya giriş için en müsait kapdr.
82
Evliya Çelebi Osmanl Devleti’liman
için iki yüz altmş adet liman ve geniş iskelelere sahip olduğunu belirtmektedir. Bütün bu limanlarda yük bağlanp çözüldüğünü söylerken
limann işlekliğine de vurgu yapmaktadr.
83
Evliya Çelebi İzmir halkn anlatrken onlar için:”Ve cümle halk ankâ tüccârlardr”. Her biri biner ikişer biner kîseye kâdir mün‘im
âdemler vardr…”
84
tabirini kullanmaktadr. Tüccarlardaki sermaye birikimine değinmesi bu işten kâr ettiklerini vurgulamak için olsa ge-
rektir. Muhtesibe harç veren toplam üç bin altmş dükkân olduğunu belirten Evliya Çelebi kendi ticarî faaliyetlerinin güvenliğini sağlayan
Yeniçeriler ve subaş için de “alt deyenek” ismi verilen haftalk harç verdiklerini eklemektedir. Bu dükkânlarn Msr çarşsndakiler kadar
mamur olduğunu söyleyen Çelebi, İzmir’de üç yüz sağlam bezirgân mahzeni, krk kahvehâne, yetmiş sabunhâne, iki yüz meyhâne, yirmi
bozahâne, yirmi boyahâne, bir çarş saraçhâne, bir şem’ahâne, bir gümrükhâne, olduğunu eklemektedir. İzmir’de bezzazistan
85
olmamasn
80
Age.
s. 47a.
81
Tournefort.
age.
s. 248.
82
age,
s. 247.; Nurmelek.
age.
s. 64.
83
Seyahatnâme.
s. 47a.
84
Seyahatnâme.
s. 43b.; Torunefort da İzmir’in ticarî kimliğini ön plana çkartmaktadr. Tournefort.
age.
s. 247-248. ; Nurmelek.
age.
s. 66.
85
Zamanla “bedesten” kelimesine dönüşen kelime olup, Osmanlda, bir koridorun her iki tarafnda kumaş, mücevher gibi çeşitli kymetli eşyalarn ticaretinin
yapldğ, eşit büyüklükte kubbelere sahip bir çeşit kapal çarşdr.
1...,76,77,78,79,80,81,82,83,84,85 87,88,89,90,91,92,93,94,95,96,...268
Powered by FlippingBook