Kent & Seyyah: Evliya Çelebi'nin Gözüyle İzmir ve Çevresi - 3.Cilt - page 82

72
Kent ve Seyyah: Evliya Çelebi’nin Gözüyle İzmir ve Çevresi-III
mna da gelmektedir. Seyyah Thevenot Bursa’dan İzmir’e giderken yol üzerinde konakladğ kervansaraylar genel özelliklerinden bahset-
mektedir. Dikdörtgen şeklinde inşa edilmiş bu yaplarn ortasnda büyük bir avlu olduğunu bu avluda atlar, katrlar, develer ve diğer hay-
vanlarn burada kaldğn etrafta eyvanl iki katl bir sistem bulunduğunu anlatmaktadr. Yolcularn yattğ oda, çalşma salonu ve mutfak
gibi bölümlerin bu katlarda olduğunu belirtmektedir.
57
Hanlar ise kervansaraylarn şehirde bulunup aşağ yukar kervansaraylarla ayn işlevi gören yaplardr.
58
Evliya Çelebi kent merkezle-
rindeki bu hanlara çok önem verir. Bu hanlarn says ve büyüklüğü şehrin ehemmiyeti bakmndan onun için önemli verilerdendir. Çok
önemlilerinin özelliklerinden bahsedip genellikle sadece isimlerini verip geçmektedir. Söz gelimi Tire hanlarndan bahsedereken , “yirmi
yedi büyük han vardr. Meşhuru Lütfi Paşa Han ve Rüstem Paşa Han gibi hanlar kurşunlu hanlardr. Frenk Han, Esir Han, Destmal
Han, Abdüsselam Han, Kütey (Kütahiyye) Han, Çöplüce Han, Pasba Han, Merdenli Han ve Karakad Han. Bunlar meşhur hanlardr ve
niceleri malumumuz değildir.”
59
İdeoloji Üretim Merkezleri:
Büyük Selçuklu Hükümdar Sultan Alparslan Rey şehrinde vezir Nizâmül Mülk ile gezerken herkes kendi-
sine sayg gösterip toparlanrken kendi aralarnda konuşan birkaç kişinin kendisi ile hiç ilgilenmediğini görür. Alparslan, Nizamülmülk’e
bunlarn kim olduğunu sorduğunda “ilim adamlar” cevabn alr. Bu olay üzerine onlar da kontrol altna almak isteyen Sultan Alpars-
lan’n “Nizamiye Medreseleri”ni kurma karar aldğ anlatlr.
60
Bu rivayet ne kadar doğrudur bilinmez ama Sultan Alparslan’n bu medre-
seleri kurdurma amaçlarndan birisi Batnî-Şiâ düşüncesine karş sünnî ideolojiyi yaygnlaştrmaktr.
61
Bunun yannda bu işi yapacak olan
ilim adamlarn maaşa bağlamas da kendi iktidarn ve devletin benimsediği sünnî ideolojiyi meşrulaştrma işini onlara yüklediği anlamna
gelmektedir. Bunun yannda iktidarn sembollerinden birisi olan “hutbe” nin halka takdim edildiği mekânlar olan camiler de medreselerde
üretilen bilginin toplumsallaşmas bakmndan diğer bir tabirle devletin resmî ideolojisinin tabana yaylmas bakmndan hayatî bir rol oy-
namaktayd. Osmanl Devleti de ayn kayglar duyduğu için ayn ideolojiyi benimseyen ve bunu toplumda hâkim klmaya çalşan bir dev-
letti. Bu bağlamda Evliya Çelebi’de tebaas olmaktan gurur duyduğu bu devletin ideolojisini üreten kurumlar görmezden gelemezdi. Bu
nedenle hemen her gittiği yerde Osmanl medreselerinden ve camilerden bahsetmektedir. Bu kurumlar bir bakma Nizamiye Medreseleri-
nin devam niteliğindedir. Burada da Sünni İslam ideolojisi üretilmekte olup ayn zamanda bilim adamlar maaşa bağlanmş durumdadr.
Bu yaplar kimlerin yaptrdğndan bunlarn bakmn üstlenen vakflar ve bu medreselerin önemli olanlarnn müfredatndan ve baz
57
Thevenot.
age.
s. 115.
58
Belli bir ürünün ticaretinin yapldğ binalara da “han” dendiği bilinmelidir.
59
Seyahatnâme.
s. 82a.
60
Mehmet Altay Köymen.
Alparslan ve Zaman II.
Ankara: 1983, s. 372.
61
İsmail Güven. “Büyük Selçuklu Devletinde Eğitim ve Öğretime Genel Bir Bakş.”
Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Dergisi
, C. 25, S. 2, 1993, ss. 833-848,
s. 837.
1...,72,73,74,75,76,77,78,79,80,81 83,84,85,86,87,88,89,90,91,92,...268
Powered by FlippingBook