Kent & Seyyah: Evliya Çelebi'nin Gözüyle İzmir ve Çevresi - 3.Cilt - page 74

64
Kent ve Seyyah: Evliya Çelebi’nin Gözüyle İzmir ve Çevresi-III
nin adnn Sancakburnu olmasnn sebebini açklarken; limana girecek gemilerin beyaz sancak çekerek itaat ettiklerini göstermelerinden
kaynaklandğn ileri sürmektedir. Bu ifadeden yola çkacak olursak, bu küçük ama donanml kalenin Osmanl iktidarnn bir göstergesi
olarak kendisinden beklenen işlevi yerine getirdiği anlaşlmaktadr. Yabanc gemilerin itaat etmeleri için Osmanl Donanmasnn üzerlerine
gelmesi gerekmiyor. Bütün unsurlaryla Osmanl devletinin kudretini temsil eden bu kale ayn zamanda yabanc gemilerin güvenliğini de
garanti altna almaktadr. Bu kalenin önünden beyaz bayrakla geçen her gemi Osmanl devletinin hukukunun himayesi altna girmektedir
ki bu da Osmanl iktidarnn tezahür ettiği farkl bir boyuta denk düşmektedir. Bu hususu daha sonra detayl bir şekilde ele alacağz.
Devlet açsndan işlevini yitirmekle birlikte illegal hareketler için üs vazifesi görmesi, devlet iktidarn ve güvenliği tehdit etmesi bak-
mndan Kzlhisar kalesi önemli bir örnektir.
Sivri bir kzl kayann üzerinde kurulduğunu Evliya Çelebi’nin ifade ettiği bu kale küçük ol-
makla birlikte son derece sarp bir konumdadr. Lakin celalî ayaklanmalarndan birine öncülük etmiş haydut Cennetoğlunun o vakit bu
kalede yerleşmiş olmas iç güvenlikte zafiyet doğurduğu endişesiyle yklarak kullanlmaz hale getirilmesine sebep olmuştur. Osmanl ikti-
darnn bir göstergesi olmann ötesinde, eşkya yatağ olarak hâkimiyet imajna zarar verdiği gerekçesiyle yklmas yoluna gidilmiştir.
21
Genel olarak üzerinde hâkim olan siyasal teşekkülün bayrağnn dalgalandğ bir kale orada hüküm süren iktidarn bir göstergesi olarak
alglanmaldr. Özellikle işlevsel olan kaleler; içerisinde bir de garnizon barndran kalelerdir. Garnizon da meşru iktidarn hükmünü yü-
rütmesi için yeri geldiğinde güç kullanmas meşru olan bir vastadr. İçinde garnizon bulunmayan işlevsiz kalmş kaleler ayn zamanda
meşru iktidar için bir tehdit olarak görülebilir. Sözgelimi Celalî Cennetoğlu’nun Kzlkaya ve Birgi Kalesi üzerinden yaptklar Osmanl
iktidarnn değil bilakis iktidar zafiyetinin göstergesi olarak alglanmaldr. Diğer taraftan özellikle deniz kysndaki kaleler için şunu da
söyleyebiliriz; rakip siyasal teşekküllerin askerî yollarla ele geçirdiği kaleler bir anda daha önceki meşru iktidar tehdit eden bir unsura dö-
nüşebilmektedir. Bu bakmdan kaleler iktidar sahipleri için vazgeçilmez olduğu kadar da riskli yaplardr. Evliya Çelebi ise kalelere özel bir
önem verir. Virane dahi olsa bu yaplara dair mutlaka bir bahis açar ve kim tarafndan yaptrldğ, kaç kez tamir gördüğü ve ne durumda
olduğu gibi ayrntl bilgiler vermektedir. Evliya’nn bu derece önem atfetmesinin de altnda bu yaplarn bir iktidar göstergesi olmas hu-
susu yatmaktadr.
2. Timar Sistemi:
Evliya Çelebi seyahatnâmesi, Osmanl toprak sistemi hakknda doğru ve değerli bilgiler verebilmesi yönüyle diğer ya-
banc seyahatnamelerden farkldr. Bu fark da onu tarihçiler için çok önemli bir kaynak yapan özelliklerinden sadece birisidir. Osmanl top-
rak sistemi olarak ksaca tanmlayabileceğimiz bu sistem, iktidarn hükmünü yürüttüğü snrlar dâhilindeki ekilip biçilebilir arazileri yö-
netmesini sağlar. Bu yolla reayann tarmsal üretim faaliyetini olduğu gibi toplayacağ vergiyi de kontrol edebilme imkânna sahip olun-
maktadr. Bu düzene uyan ve uymak zorunda kalan herkes Osmanl İktidarnn meşruiyetini kabul etmiş olarak görülmelidir. Tarm
21
Seyahatnâme.
s. 65b.