Kent & Seyyah: Evliya Çelebi'nin Gözüyle İzmir ve Çevresi - 3.Cilt - page 48

38
Kent ve Seyyah: Evliya Çelebi’nin Gözüyle İzmir ve Çevresi-III
Evliya Çelebi, söz konusu ağaç ile ilgili daha güncel bir rivâyeti daha aktarmaktadr; bir
tarihte ağacn rüzgârdan krlan daln Hasan Beşe adnda birisi evine götürmüş, eşinin
bunu yakmasyla çkan kokudan kadn, üç cariyesi ve üç çocuğu ile çevrede duman
koklayanlardan on yedi kişi aniden ölmüştür. Seyyahmz, inanlmas güç bu rivâyetin
doğruluğunu pek çok ihtiyarn olayn gerçekliğine şahitlik ettiklerini belirterek pekiş-
tirmek ihtiyacn hissetmiştir. Dahas, Hasan Beşe’nin bir kolunun felç olduğu ve yllarca
bu halde yaşadktan sonra yakn zamanda vefat ettiği de kendisine anlatlmştr. Bu
olay, ağzdan ağza dolaştğndan ağaca kimse bir şey yapmaya cesaret edememekte hat-
ta gölgesinden bile geçmekten korkulmaktadr.
Baz yabanc gezginler, Amazon heykelinin bulunduğu kapnn yaknndaki iki ka-
yann arasndan çkan bu ağacn sakz veya kiraz ağac olduğunu yazmaktaysa da
1702’de şehre gelen Tournefort, bu dev ağac gördüğünü ve Rumlarn Aziz Polikarp’n asas olduğunu ileri sürdüklerini kaydediyor. Fran-
sz seyyah, ağaçtan bir dal kopararak incelemiş ve bunun kendisinin Tokat’ta gördüğü bir tür çitlembik ağac
olduğunu anlamştr
17
ki bu bilginin Evliya’nn kaydettiği bilgi ile örtüşüyor olmas da ayrca dikkate değerdir.
Ksacas, seyyahmz Kadifekale çerçevesinde ayrntl bir şekilde anlattğ rivâyet ve efsanelerin yardmyla
geçmişle kendi zaman arasnda bir bağ kurmay başarmştr. Kendisinden çok ta geç saylamayacak zamanlarda
şehre gelen yabanc gezginlerin de ayn konular üzerinde durmalar, dönemin İzmir’inin aktüel olaylarnn ve
görülmeye değer eserlerinin dikkatinden kaçmadğn da ispatlamştr.
Osmanl Devrinde Kadifekale
İ ç Ka l e ;
Kalenin içerisinde, sağ köşede ve caminin sağnda Fâtih Sultan Mehmed’in büyük kaleden bölmek
suretiyle yaptrdğ küçük ve sağlam bir “iç kale” bulunmaktadr. Dörtgen plânl iç bölümün çevresi 800 admdr. Dş duvar, eski hisar
duvar olan kale, bir kat ve elli mimar arşn yüksekliğinde duvar ile bölünmüştür, kble yönünde küçük bir demir kaps bulunmaktadr.
İçinde bir dizdar ve yirmi nefer muhafz bulunan kalede kiremit çatl evler mevcuttur. Yerleşim bulunmayan diğer büyük alanda ise tarla
ve bağlar vardr. Evliya Çelebi, kalenin güvenli bir yer olduğunu, şehrin bütün ileri gelenlerinin yüz Msr hazinesi değerindeki mallarnn
ve kymetli eşyalarnn aşağ ksmn levent, celâlî ve haramiler dolaysyla güvenli olmamas nedeniyle burada saklandğn yazmaktadr.
Câmi ;
Evliya Çelebi, kaledeki muhafzlarn cemaati olduklar mamur bir câmi bulunduğunu yazmş ve kaps üzerinde yer alan ancak
günümüze ulaşamayan, kitâbesini de kaydetmiştir. Buna göre; kaledeki câmi ve medrese İzmir kalesi kads “Hac İ lyas bin Ahmed”
tarafndan 708 (1308/9) ylnda inşa edilmiştir. Ne var ki, bu tarih farkl araştrmaclar tarafndan ihtiyatla değerlendirilmiştir. Çelebi’nin
17
İlhan Pnar.
age.
ss. 18-21.
Kadifekale’nin Günümüzdeki Girişi
1...,38,39,40,41,42,43,44,45,46,47 49,50,51,52,53,54,55,56,57,58,...268
Powered by FlippingBook