Kent & Seyyah: Evliya Çelebi'nin Gözüyle İzmir ve Çevresi - 3.Cilt - page 253

Evliya Çelebi Seyahatnâmesinde İzmir’in Tlsmlar
243
Evliya Çelebi bu anlatmaya yer vererek, sadece halkn yaşam biçimi ve geceleri saran sivrisinekler için açklama yapmamş, ayn zamanda
bölgede söylenen bir tabirin de açklamasn yapmştr. Evliya Çelebi’nin burada “derler” ifadesini kullanmas da, aktardğ bilginin sözlü
bir kaynağa ait olduğuna işaret etmektedir.
Yapan veya sahibi belli olmayan ikinci tlsm anlatmas ise, Seferihisar’a yakn Karagöl hakkndadr. Evliya Çelebi, “
Karagöl tlsmn bil-
dirir”
şeklinde bir ifade kullanarak, bu tlsm anlatmasn bağmsz bir şekilde anlatmştr. Evliya Çelebi, Karagöl ad verilen bu gölün, su
kaynağ belli olmayan küçük ve kara bir göl olduğunu belirterek anlatmasna başlar. Gölün genel görünümü kara renkte olduğu gibi taşlar
ve içindeki balklar da karadr. Evliya Çelebi, buray fethetmeye gelen yüzlerce Mağripli ve Hintli definecinin helak olduğunu ve göl kena-
rnda durduğunu ifade eder.
Seyahatnâme’ye göre;
“Yakn bir zaman önce göl kenarna defineci bir derviş gelmiş ve 40 gün erbain çkarmş. İlim kuvvetiyle göldeki su çekilince,
cehennem kapsna benzer bir çukur ve çukurun ortasnda demir kapl bir mağara ve kapnn önünde hesapsz altn ve gümüş eşyalar ortaya çkmş. Der-
viş bu maldan nasibi kadar alp gitmiş. Köy halk bunu görünce, bu kapnn önündeki mücevherlerden almş, yetinmeyip içerisi mücevherlerle dolu mağa-
rann kapsn sökmeye çalşmş. Bir anda ortaya çkan su ile kimi köylüler burada helak olmuş, kimileri ise kurtulmuştur. Bu olanlarla yetinmeyen yöre
halk, dervişi alp, padişah Sultan Ahmet’in huzuruna götürmüş ve padişahn emriyle derviş ve kapucubaş yeniden Karagöl’e gelmiş ve derviş yeniden
40 gün erbain çkarmş ve gölün suyu çekilivermiş. Fakat bu sefer dervişin mağarann demir kapsna değmesi ile birlikte, derviş ve yanndakiler param-
parça bir halde helak olmuş, kapucubaş ise kurtulup kaçmştr.”
23
Evliya Çelebi’nin Karagöl’ün fiziki yapsnda görmüş olduğu farkllğ ifade ettiği bölümler, anlatmann gerçekliğini ve inandrclğn
arttrmaktadr. Anlatmada yer alan derviş, Sultan Ahmet ve kapucubaş gibi şahslar, bu anlatmann İslamî bir karakter kazanmasna ve
günümüze daha yakn bir döneme bağlanmasna neden olur. Evliya Çelebi, bu tlsmn sahibi ya da yapan hakknda bilgi vermemektedir.
Tlsmn temel işlevi hazineyi korumaktr. Bu tlsml anlatma ise; insanlara az ile yetinmeyi ve tokgözlü olmay öğütlemektir. Karagöl’deki
hazineyi koruyan tlsmn en önemli alameti, gölün kara suyu ve çevresindeki kara taşlardr. Bir diğer alamet ise, tlsm nedeniyle helak
olan definecilerin göl kenarnda istiflenmiş bedenleridir.
Karagöl; Sğack ile Seferihisar arasnda Teos Antik Kenti’nin 3 km kuzeydoğusunda yer almaktadr ve yaklaşk 100 m çapndadr. Gö-
lün hemen yaknnda bir taşocağ vardr. Bu antik taş ocağ, gölü ve bu göl çevresindeki 200 m çapndaki bir alan kaplamaktadr. Söz ko-
nusu mermer ocağndan, yüksek kaliteli siyah africano ile gri renkli mermer çkartlmştr. Karagöl’ün çevresinde atl olarak, birbiri üzerine
yğlmş durumda, her birinin kendine has biçimi, kurşun mühür yuvalar ve Latince yaztlar bulunan yar işli 61 blok tespit edilmiştir.
24
23
Günümüz Türkçesiyle Evliya Çelebi Seyahatnâmesi
. 9. Kitap. ss. 143-144.
24
“Teos Arkeoloji Kazs 2010 Yl Kaz Raporu”
gov.tr/dosya/1-279619/h/teos-kazisi.pdf (Erişim Tarihi: 10.10.2011).
1...,243,244,245,246,247,248,249,250,251,252 254,255,256,257,258,259,260,261,262,263,...268
Powered by FlippingBook