Kent & Seyyah: Evliya Çelebi'nin Gözüyle İzmir ve Çevresi - 3.Cilt - page 252

242
Kent ve Seyyah: Evliya Çelebi’nin Gözüyle İzmir ve Çevresi-III
Bu tlsml ağacn koruyuculuk işlevinin dşnda, bir başka işlevi de Evliya Çelebi’nin anlattğ üzere sağaltmadr. Bu olağanüstü ağacn
yağ yetmiş iki hastalğn şifasdr. İzmir’in Türk ve Müslüman kimliğinden önceki bir döneme işaret eden ve şehrin kurucusuyla ilişkilen-
dirilen bu tlsml ağaç anlatmasndaki ağacn özellikleri, Türk kültüründeki kutsal ağaçlarla benzerdir. Türk kültüründe ağaçla ilgili olarak
yaplan çalşmalara bakldğnda, kutsal ağaçlarn genel olarak sağlkl ve genç kalmay, uzun yaşamay ve ölümsüzlüğü sağlama işlevleri-
ne sahip olduklarna inanldğ görülmektedir. İnsanlar hastalklardan, skntlardan, felâketlerden kurtulmak için ya da Tanr’dan dilenen
bir isteğinin yerine gelmesi için bu kutsal ağaçlar araç olarak kullanrlar.
21
2. Yapan veya Sahibi Belli Olmayan Tlsmlar:
Evliya Çelebi, Seyahatnâme’nin İzmir ve çevresini anlattğ ksmlarnda ilk anlattğ tlsml anlatma “Eski Melemen”; bugünkü adyla
Menemen şehrine aittir. Evliya Çelebi öncelikle şehrin tarihi, mimari yaps hakknda bilgi verir. Daha sonra bu şehir halknn soluk yüzlü
olduğunu, şehrin scak ve ağr bir havasnn olduğunu belirtir. Şehir halknn özellikle Temmuz aynda bağ ve bahçelerde gecelediği bilgi-
sini veren seyyah, bunun nedeninin ise, akşamlar şehri saran sivrisinekler olduğunu ifade eder. Evliya Çelebi, çevresinden duyduklar ile
sivrisineklerin kaynağn bir kuyu olarak gösterir ve bu kuyuyla ilgili tlsm hakkndaki anlatmay aktarr. Evliya Çelebi’nin aktardğ üze-
re; “
Sultan Ahmet zamannda, Ramazan aynda bölgeye gelen gönlü yaral bir derviş, misafir olarak Menemen halk tarafndan iyi ağrlanmamasna
hayflanarak şehre bir tlsm yapmştr. Balmumuna sarl bir sivrisinek suretini ‘Ey Melemen’in meleme ve uzun emele düşmüş cimri ve alçak halk. Bu
zayf kulu bir gece konukluğa almayp, ‘Kafir de olsa zayfa ikram ediniz’ hadisi emrine uymadnz ise bu hakirin sizlere şu yadigar olsun: Geceler hatr-
nz hoş olmasn. Her gece hane-berduş olasz (evsiz kalasnz)’ diye beddua ederek bir kuyuya atmştr. O günden beri o kuyu ne kadar kurutulmaya çal-
şlsa da sonuç vermemiş, halk bu bela ile mücadele etmek zorunda kalmştr. Fakat sivrisinekler buraya gelen misafirleri rahatsz etmemektedir. Şehir
içinde misafirhane bulunmaz ve misafirler de şehrin sakinleri gibi şehir dşndaki mekanlarda gecelerler. Aslnda sivrisinekler misafirlere bir zarar ver-
mez.”
Başka bir ifade ile söylemek gerekirse misafirler geceleri şehirde konaklayabilir ama Evliya Çelebi’nin ifadesiyle “az, çoğa tabidir”
denilip misafirhaneler şehir dşndadr. Evliya Çelebi bu ksmda “Melemen davulu gibi ötmek” deyiminin kökenine de yer vermiş ve bu
deyimin, bekçilerin sivrisineklerden korunmak için geceleri çaldklar davuldan kaynaklandğn belirtmiştir.
22
Evliya Çelebi’nin Menemen şehri hakknda naklettiği bu tlsm, genel olarak olumsuz bir özellik göstermektedir. Şehrin bir musibet ile
cezalandrlmasn anlatmaktadr. Evliya Çelebi, Menemen’i anlatmş olduğu ksmda, genel olarak, şehrin ve şehir halknn halinden
memnun değildir. Üslubuna bakldğnda yapmş olduğu tasvirlerin olumsuz bir yapda olduğu söylenebilir. Kendisi de bir misafir olan
seyyah, şehir halkna musallat olan sivrisinekle ilgili bu tlsml anlatmay aktararak, misafirleri hoş ağrlamayan bir halkn nasl cezaland-
rldğn gözler önüne serer. Böylece işlevsel olarak bu anlatma misafirleri hoş ağrlayp, iyi ikram etmenin gerektiği mesajn vermektedir.
21
Mukaddes ağaçlarla ilgili bk: Pervin Ergun.
Türk Kültüründe Ağaç Kültü.
Ankara: Atatürk Kültür Merkezi Başkanlğ Yaynlar, 2004.
22
Günümüz Türkçesiyle Evliya Çelebi Seyahatnâmesi
. 9. Kitap. ss. 95-96.
1...,242,243,244,245,246,247,248,249,250,251 253,254,255,256,257,258,259,260,261,262,...268
Powered by FlippingBook