Kent & Seyyah: Evliya Çelebi'nin Gözüyle İzmir ve Çevresi - 3.Cilt - page 192

182
Kent ve Seyyah: Evliya Çelebi’nin Gözüyle İzmir ve Çevresi-III
bilinen bu zalim hükümdar, şeytan tarafndan omuz başlarnda çkarlan ylanlar her gün halkndan insanlarn beyinleriyle doyurmuş ve
sonuç olarak bu durum halkn isyanna neden olmuştur. Demirci Gave oğ-ullarnn öldürmesi sonucu halk zulme karş başkaldrmaya
çağrmştr. Sonuç olarak ise Dahhak tahttan indirilmiştir. Ayasuluk ahalisinin Dahhak’n burada yattğn söylemesine karşn Çelebi Acem
tarihine göre mezarnn orada olabileceğini buna karşn Yunan tarihinde ise Dahhak’n cenazesinin oğullar tarafndan Ayasuluğa getirilip,
mezar üzerinde babalarnn tasvirini yaptrdklar şeklinde anlatldğn dile getirir. Beyaz mermerden yaplmş bu mezar üzerinde iki om-
zundan ejderha motifleri yükselmiş, şeytan suretli bir Dahhak heykeli bulunmaktadr. Evliya’ya göre bu heykeller insanlarn gülmekten
akln alacak kadar komik eserlerdir. Çelebi mezardaki bu heykelin ziyarete gelenlerin taşlamalar sonucu bir hayli harap olduğunu, böyle
bir taşlamann hac ziyaretindeki şeytan taşlamada bile olmadğn söyler. Bütün bu tahribat ile adeta bu iblis motifi Dahhak’n mezar
önünde adeta yere serilmiş durumdadr. Evliya Çelebi bu yörede Dahhak’n değişik tarihlerde çok değişik hikâyelerinin anlatldğn söy-
leyerek Kuşadas tarafndan bugünkü Aydn snrlarna doğru yoluna devam eder ve İzmir snrlarn terk eder.
“ve zamân- kadîmde bu şehre cereyân eden su kemerleri kal‘ann şarkî tarafnda nümâyân tâk- kisrâ kantaralarndan nişân verir bir
âsâr- azîmelerdir anlara karîb temâşâ-y meşâd- dahhâk-i mârî derler bir meşâd- tavîldir ahâlî-i şehir ‘dahhâk bunda yatr’ derler ammâ
ba‘z tevârîhde acemde kâve-i âhenger elinde katl olup acemde yatr derler ammâ yanvan tevârîhinde ‘dahhâkn oğlullar babalarnn lâşe-i
murdârn ayasuluğa getirüp defn edüp meşâd üzre cesed-i dahhâki timsâl etdi’ derler hakîkat bir uzun mezâr üzre bir beyâz mermerden bir
mehîb cüssedâr âdem sûreti edüp iki ketiflerinde birer ejderhâ kelleleri edüp dahhâk'n nâ-mübârek başn srr şekilli tasvîr olunmuşdur ve
‘dahhâk-i mârînin omuzlarnda bu ejderhâlarn hâsl olmasna sebeb şeytândr’ deyü ann dahi eşkâlin bir siyâh kara yüzlü ve kör gözlü ka-
natl melek sûretinde kara kayadan bir iblîs-i pür-telbîs sûreti etmişler kim görenin gülmeden akl gider bir mudhik eşkâldir ammâ bu iblîsin
temâşâsna gelenler seng-sâr edüp bu kadar bin yldan berü taş yiye yiye bir gözün dahi çkarmşlar allâhu a‘lem ol gözin dahi çkaran
ismâ‘îl nâm ola bu kadar zamândan berü hacerâta siper-i lâ‘net olmağile perr ü bâlinden ve pâyleri ve kolundan bir vücûdu kalmamş allâhu
a‘lem mekkede mîne bâzârnda yetmiş bin huccâcn recemât hacerlerinin darb bu iblîs tasvîrine dahi isâbet etmiş gibi ve bu eşkâl-i iblîs
ayasulukda dahhâk mezâr önünde pâymâl-i rimâl olup yatr.”
48
Sonuç olarak bütün bu verdiğimiz örneklerden ve ön bilgilerden ziyade Çelebinin sürekli olarak dile getirdiği ve aslnda bizzat kişiliğini
tamamen yanstan bir sözü vardr:
“İşitmek nasl görmek gibi olabilir.”
İşte bu cümle tüm açklğ ile Evliya Çelebi’nin karakterini ve dünya
görüşünü gözler önüne sermektedir. Dankoff’un da altn önemle çizdiği gibi Evliya her zaman hoşgörü sahibi bir yaklaşmla “Böyle göre
gelmişler, bunu da ayplamazz” prensibi
49
ile adeta modern bir gezgin görüntüsü vermiştir. Birçok defa belirttiğimiz gibi kendisini garip
48
Evliya Çelebi Seyahatnâmesi.
C. IX. s. 75.
49
Robert Dankoff.
age.
s. 106
1...,182,183,184,185,186,187,188,189,190,191 193,194,195,196,197,198,199,200,201,202,...268
Powered by FlippingBook