Kent & Seyyah: Evliya Çelebi'nin Gözüyle İzmir ve Çevresi - 3.Cilt - page 191

Evliya Çelebi’nin İzmir’inden Dikkat Çekici Unsurlar
181
tarafndan yenip dşklanmas yoluyla oluşan bu bal sadece bu bölgeye mahsustur ve yeryüzünde Sivrihisar bal olarak bilinir. Ayrca çam
ağaçlarnda oluşan bu kurt ballarn toplayan arlarn oluşturduğu bir bal vardr ki o da oldukça lezzetlidir.
“ve re’âyâsnn bir mahsûlleri dahi cemî‘i dağlarnda olan çamlarda balsra derler bir bal hâsl olur cemî‘i çam dallarnda beyâz beyâz ve
diş diş olup biter ve bu bal bu çamlarda bir gûne kurdcuğaz hâsl olup çamlarn dallarn delik delik delüp tenâvül eder ba‘dehu mezkûr
kurdlar çam kabuklar ve nihâlleri üzre sçup beyâz beyâz ballar dallar üzre bitişüp kalr ba‘dehu re‘âyâ mevsiminde bu çamlara çkup bu bal-
lar kutulara cem‘ edüp bâkî kalan ballar ki ağaçlarda kalup bu vilâyetin arlar ol çamistân dağlara düşüp ballar taşyup kabranlarda yuva-
larna götürüp külçe petek bal ederler kim rub‘- meskûnda ‘sğla ve sivrihisâr bal’ deyü meşhûr- âfâkdr kim râyiha-i tayyibesi müşkü
anber-i hâm gibidir ve bu dağlarda arlar perr ü bâli gürüldüsünden dağlar ve bâğlar sadâ verir ve hâzr helvâ gibi kurd ballarn arlar cem‘
edüp kovanlar içre yigirmişer ve otuzar vukyye gömeç bal olur ve gâyet beyâz dülbend gibi aseli musaffâ olup a‘yân u eşrâfa hedâyâ götü-
rürler ammâ ağaçlarda kurdlarn yapdğ ballar gömeç değildir hemân diş diş olmuş kurd baldr kim gûyâ ma‘cûndur bi-emrillâhi ta'âlâ
rub‘- meskûnda bu kurd bal bu sivrihisâr dağlarna mahsûsdur kim bu dağlara karadağlar derler serâpâ çaml dağlardr.”
47
Seferhisar’dan Cumaabad’a geçen Evliya Çelebi bu kasabadaki camilerin avlularnda yer alan ve benzeri İstanbul’da bulunan servi ağaç-
larn izledikten sonra Kzlhisar yolu ile Selçuk’a geçer. Bu yolculuk srasnda Alman boğaznda haramiler ile çatşmaya girişir ve sağ salim
olarak Ayasuluk’a varr. Evliya Çelebi, Cemşid’in taht olarak belirttiği bu şehirde gördüğü su kemerleri ve eski yaplar karşsnda hayretler
içinde kalr. Büyük mermerler ile inşa edilmiş bu yaplarn ihtişamn dile getiren seyyah, Ayasuluk şehrinin bütün bu tarihî eserlerinin
ihtişamna rağmen harap düşmüş, fakir bir şehir olduğunu belirtir. Bunun sebebi olarak ise zamannda ktlk sorunu ile cebelleşen Msr’n
yardm taleplerine karşlk vermemesi sonucu Msr halkndan aldğ bedduay gösterir. Seyyahmz Evliya Çelebi’nin Ayasuluk snrlar
içersinde görmüş olduğu ve hayranlğn gizleyemediği bir diğer yap ise İsa Bey Camiidir. Çelebi’nin bir benzerinin Şam’daki Ümeyye
Camii olarak söylediği bu camiinin duvarlar baştanbaşa ham mermerler kapl olduğu, kubbe içinin altn ile kapl olduğu ve lacivert çiniler
ile süslenmiş olduğu belirtilmiştir. Yedi adet büyük kapsn bulunan bu camiinin minber’indeki işçiliğin bir benzerinin Sinop camisinde
olduğu söylenmiştir. Evliya Çelebi’nin Msr’daki Berkukye Camii avlusu benzeri bir işçilikle süslenmiş olan avlusu ile birlikte neredeyse
büyüklüğü Ayasofya Camii kadar olan bu camiinin güzelliği karşsnda aciz kaldğ anlaşlmaktadr. Ve son olarak bu camiyi uğursuz vi-
ran bir şehir içinde cemaatsiz kalmş garip bir cami olarak nitelendirir.
Evliya Çelebi’nin anlattklarna göre Firdevsî’in
Şehname
sindeki kahramanlardan, şeytan tarafndan ayartlmş ve öz babasnn şeytann
hazrladğ bir tuzakla öldürülmesine seyirci kalmş olan Dahhak- Mari’nin mezar Ayasuluk’ta bulunmaktadr. Ylanl Dahhak olarak da
47
Evliya Çelebi Seyahatnâmesi
. C. IX. s. 70.
1...,181,182,183,184,185,186,187,188,189,190 192,193,194,195,196,197,198,199,200,201,...268
Powered by FlippingBook