Kent & Seyyah: Evliya Çelebi'nin Gözüyle İzmir ve Çevresi - 3.Cilt - page 189

Evliya Çelebi’nin İzmir’inden Dikkat Çekici Unsurlar
179
“zemînden birer âdem kaddi kadar prnar çals ağacna müşâbih bir gûne şecereciklerdir zamânnda re‘âyâ gelüp bu ağaçlar keserlerile
çendik çendik edüp keserler ol rahnedâr yerlerden mâh- temmûzda çekîde çekîde zemîne sakz cereyân etdikçe şecere sâhibleri dağ bâğlarnda
âmâdedir derhâl arz- tâhirden sakz cem‘ edüp hfz ederler gâyet amel-i kesîrdir ve bir ibret-nümâ cây- mu‘attar mekândr ki her drahtn
sâyesinde bir ân sâkin olan cân bin ân ömür sürmüş kadar hayât- cân bulup âdemin demâğ râyiha-i mastakiden mu‘attar olur rub‘- mes-
kûnda nâdirâtdan biri dahi bu sakzdr niçe diyârlarda olur ammâ ana kenger sakz derler bunda olan hâssa anda yokdur hemân sakz cezîre-
sinin âb u hevâsnn letâfetin bu sakz hâsl olduğundan kyâs oluna kim ne kadar latîf ve hoş hevâdr.”
42
Yine Sakz adasnda Evliya Çelebi’nin dikkatini çeken Aya Moniya
43
isimli bir kilise vardr ki Çelebi burasn Kzlelma’da Beç tahtnda
İstifani, Amsterdam ve Kaşa şehirlerindeki kiliseler ile eşdeğer güzellikte olarak görür. Gezdiği ve gördüğü yedi krallkta böyle güzel ve
zengin bir kilise görmediğini belirtir. Bütün bunlarn sonunda Sakz adasna dair Evliya Çelebi’nin belirtmek istediği en önemli husus
Müslüman diyarlarn durumlar ile gayrimüslim diyarlarnn durumlar arasnda neden bu kadar fark olduğudur. Evliya Çelebi’nin sorup
da cevap bulmak istediği şey, kendisinden yaklaşk olarak iki yüz yl sonra yaşamş olan ve “
Diyar- küfrü gezdim beldeler kâşaneler gördüm,
dolaştm mülk-i islam bütün viraneler gördüm”
dizesi ile yine ayn soruya cevap bulmak isteyen Ziya Paşa gibi gezip gördüğü onca diyardaki
Müslüman şehirlerinin ve imaretlerinin niçin bu kadar bakmsz ve kendi haline braklmşken, Evliya’nn tabiriyle keferenin şehirleri ve
ibadethaneleri niçin bu kadar mamur olduğudur. Ve Çelebi yine bu soruya kendisi cevap verir:
“Bu imaretlerin bakm için kurulan vakflar
tamam ile âlimlerin, sâlihlerin, hâkimlerin ve mütevellilerin hedefi olmuş, buralardan kendi çkarlarn sağlamşlardr. Oysaki kefere olarak andğmz
kişiler kendi kutsal yerleri için ellerinden gelen her gayreti göstermişlerdir. İslam toplumuna yakşan bu mudur?”
diye sorar ve yabanclara yapmş
olduğu bütün bu methiyelerin sadece bu sorunun cevabn bulmaya yönelik olduğunu belirtir. Dankoff’un dile getirdiği gibi Evliya Çelebi
birçok kez Osmanl Devlet sistemindeki bozukluklarn sebeplerini kendisine sormuş ve birçok insan gibi devlet görevlilerinin adalet, dü-
rüstlük ve güçlü yönetim gibi ideallerden uzaklaştkça bu gibi sorunlarn su yüzüne çktğn belirtmiştir.
44
“hulâsa-i kelâm ‘bu âyîn-i kefere olacak hâneleri mâ-vaka‘ üzre tahrîr u tavsîf etmeden me’âl-i muhassal ne ola’ deyü su‘âl eden sâ’ile
cevâb oldur kim ‘bu hakîr-i cihân-keşt im’ân- nazâr ile ekâlîm-i seb‘ay temâşâ etdiğim yerlerde kâfiristândan ma‘mûr bir dâr u diyâr gör-
medim ve islâm diyâr kadar harâbâbâd görmedim kefere ve fecere-i müşrikîn bâtl dinler
üzre cân verüp kenîselerin ma‘mûr ederler ve mâ-
lndan bir fülüs-i ahmer ekl etmeğe isvet nikoladan ve meryem ve isâ peygamberden havf ederler ammâ bizim ulemâ ve sulehâ ve hâkimve
mütevellîlerimiz vakfullâhlar ‘vakfiyyesi vardr ye demişler’ deyü mâl- vakf yeyüp giderler ve seyr ü temâşâ etdiğimiz
diyârlarda niçe niçe
kerre yüz bin mâl- hazâyin sarf olunmuş beytullâhlar ve mesâcid-i vakfullâhlar harâb ü yebâb der-i dîvârlar türâb olup yatrlar lâyk-
42
Evliya Çelebi Seyahatnâmesi
. C. IX. s. 67.
43
Thévenot bu kilisenin benzeri bir kiliseden bahsetmektedir. Ancak burann adn Nea Moni olarak vermiştir.
Thévenot Seyahatnâmesi.
ss. 125-126.
44
Robert Dankoff.
age.
s. 135.
1...,179,180,181,182,183,184,185,186,187,188 190,191,192,193,194,195,196,197,198,199,...268
Powered by FlippingBook