Kent & Seyyah: Evliya Çelebi'nin Gözüyle İzmir ve Çevresi - 3.Cilt - page 188

178
Kent ve Seyyah: Evliya Çelebi’nin Gözüyle İzmir ve Çevresi-III
vendegân- esbsüvârân engûr hûşesinden alup tenâvül ederler her bâğbân ki aşlama ilminde mahâreti ola ma‘rifetin izhâr içün bu engûr
drahtna bir kalem rez nihâli aşlayup bir gûne engûrü dahi hâsl olur böyle herkes bu üzüm ağacna nihâl aşlaya aşlaya sar ve yeşil ve kr-
mz kş üzümü ve kadn parmağve ter gömlek ve kradina ve kumla ve razak ve beğlerce ve misket alacave siyâh üzümün dahi envâ‘ ve'l-
hâsl hakîr gördükde mahsûlü zamân idi otuz yedi gûne engûrelvânn temâşâ etdik kim sicilde dahi tahrîr olunmuşdur arab u acemde
urlann çârsû üzümü meşhûrdur beyt: ‘nazar kl nev‘-i insâna kimi zehr ü kimi sükker aceb hikmet bir ağaçda olur yüz bin semer peydâ’
ebyât bu draht- inebin hakkna münâsib ebyâtdr ve’l-hâsl kibâr- evliyâullâhn nazar ta‘allûk etmiş bir drahtdr perî beşenin pederi yüz
yigirmi sene mu‘ammer olmuş bir müsinn zâl kimesne idi âlem-i sabâvetimden berü bu ağac böyle bilirim ve pederim dahi yüz yl
mu‘ammer olmuş idi anlar dahi bu ağac böyle bilirim deyü nakl ederdi deyü perî beşe pederi böyle hikâye ederdi hakîkatü’l-hâl temâşâ
etdiğimiz diyârlarda nazîri yok vâcibü’s-seyr bir üzüm ağacdr kim yaz u kş niçe bin tuşe üzümü maslûb durur kimi biter kimi yiter ve yedi
kerre üzüm verir dallar ve nihâlleri vardr hamd-i hudâ hakîr dahi teberrüken iki salkm üzümden tenâvül etmek nasîb oldu.”
40
Ayrca Evliya Çelebi bugün İzmir snrlarna dâhil olmasa dahi bu seyahat srasnda uğradğ Sakz adasndaki sakz ağaçlarna da bü-
yük ilgi duymuş ve bu ağaçlarn özelliklerinden bahsetmiştir. Yerden bir adam yüksekliğinde olan bu ağaçlara çentikler atlr, Temmuz
ayna kadar bu çentiklerden sakz maddesinden süzülmesi beklenir imiş. Süzülen bu sakzn toplanmas ve işlenmesinin gayet zahmetli bir
iş olduğunu dile getiren Çelebi, etraf saran bu hoş sakz kokusunun insann canna can kattğndan bahseder. Evliya Çelebi öncesinde ge-
zip gördüğü yerlerin yan sra dünyann diğer yerlerinde de kenger denilen sakzn üretilmesine rağmen buradaki sakzn kalitesinin ve
tadnn farkl olduğunu belirtir. Evliya Çelebi gibi Thévenot da Sakz adasn ziyaret etmiş ve buradaki sakz ağaçlarna ilişkin bir takm
notlar düşmüştür. Thévenot’un sakz üretimi ve bu adadaki sakzn kalitesi konusunda anlattklar Evliya Çelebi ile hemen hemen örtüş-
mektedir. Thévenot’un vermiş olduğu bilgilere göre bu adada yaklaşk olarak toplam yüz bin sakz ağac bulunmakta, alnan ürünün bir
ksm ise padişaha gönderilmektedir. Çünkü üretilen sakz padişaha aittir ki saklanmas ve kaçrlmas suç teşkil etmektedir. Yine ada hal-
knn günlük yaşantsnda sürekli olarak sakz kullanmakta ve tüketmekte olduğu belirtilmiştir.
41
Evliya Çelebi’nin Sakz adas üzerine an-
lattklarna dönecek olursak, herhalde Çelebi’nin İzmir civar yerler arasnda onu en hayrete düşüren yer olarak rahatlkla Sakz adasn
gösterebiliriz. Mühürdar Paşa’nn misafiri olarak bu aday dolaşan Çelebi burada görmüş olduğu bağlarn bahçelerin etkisinden uzun süre
kendisini alamamştr. Girişteki liman kapsnn üzerinde asl olan balk iskeletlerini, deniz kabuklularn ve kurutulmuş diğer hayvanlar
gören Evliya hayrete düşmüş, hemen hemen hepsi birbirinden farkl motiflerle süslenmiş ve mükemmel şekilde inşa edilmiş bu evler karş-
snda hayranlğn defalarca dile getirmiştir. Ayrca evlerin süslü döşenmiş çatlar ve bunlarn inşasnda kullanlan taşlarn türü konusun-
da şaşknlğn da belirtmekten kaçnmamştr. Sokaklardaki, caddelerdeki döşemelerin nakşlarn güzelliğinden ve şehrin temizliğinden
bahseden seyyahmz burasn Alman diyarndaki Prag şehri ile karşlaştracak kadar güzel bulmuştur.
40
Evliya Çelebi Seyahatnâmesi
. C. IX. s. 55.
41
Thévenot Seyahatnâmesi.
ss. 124-125.
1...,178,179,180,181,182,183,184,185,186,187 189,190,191,192,193,194,195,196,197,198,...268
Powered by FlippingBook