Kent & Seyyah: Evliya Çelebi'nin Gözüyle İzmir ve Çevresi - 3.Cilt - page 186

176
Kent ve Seyyah: Evliya Çelebi’nin Gözüyle İzmir ve Çevresi-III
temevvüc ve talattum edüp fevc fevc olup benî âdem bir birinin omuz omuzundan söküp râhat ile ubûr edemez tâ bu mertebe izdihâm tarîk-
âmlar vardr zîrâ şeb u rûz arab ve acemden niçe yüz bin deve ve at ve katr gelüp gitmededir ve dâ’imâ bu şehir ucuzluk olmadadr zîrâ bir
cânibi karadan ve bir cânibi deryâdan metâ‘- gûnâ-gûn gelmededir ve bu şehrin me’kûlât u meşrûbâtnn memdûhatndan izmir nâr ve bâ-
demi ve sâbûnu cihân dutmuşdur ve bal ve beyâz ekmeği meşhûrdur ve bu şehrin âb- nâbn sâhibü’l-hayrât baltac mahmûd ağa alt
sâ‘atlik yerden sarp kayal yerlerden mâl- hazâyin sarf edüp şehre getirdmişdir ammâ rûy-i zemînde küşâde yerlerden gelmek ile scakdr
ammâ sehel kesb-i hevâ etse buz pâresi olup âb- hayât olur bir serî‘u'l-hazm mâ-i sâfîdir ammâ bu mâ-i tâhirin menba‘ bir mesîregâh ve
çemenzâr- gül‘izâr yerde kayalardan tulû‘ etdükde yahpâre aynü'l-hayâtdr.”
36
Ayrca Evliya Çelebi İzmir meyhanelerinden ve içkilerin çeşitliliğinden bahsediyor. İnsana can veren kuşsütü ve insan sütünün burada
bulunduğunu ve satldğn belirtir. Brujin ve Tournefort gibi batl seyyahlarn yan sra Evliya Çelebi’nin de belirttiği gibi İzmir şehrinde
günün bütün saatlerinde açk olan, içerisinden her dilden müzik sesinin yükseldiği ve devaml kalabalk olan yaklaşk 200 tane meyhane
vardr. Bununla birlikte özellikle sadece İzmir’de olduğu belirtilen ve aslan sütü denilen ve çkarlan bir fermanla tüketilmesi yasaklanan
şarap benzeri bir içki türü üzerinde duruluyor.
“ve mürde cisme hayât verüp pîri cüvân eden dilber lebi ve kuş südü ve âdem südü bulunur bir diyârda âdem südü miskâl ile satldğn görme-
dim illâ izmirde gördüm ve arslan südüdedikleri şarâb bî-hicâbdr hicâb ve katresi ref‘ olunmasyçün taraf- şehriyârîden hatt- şerîfler vârid olup
ale'l-ûmum meyhâneler ref‘ olunup bâde-nûş birâderler ale’l-ittifâk bozaya bozulup düzüldüler.”
37
Evliya Çelebi’nin İzmir ve çevresinin ziyareti srasnda dikkat çektiği ilginçliklerden birisi de ağaçlar idi. Şehrin değişik yerlerinde karş-
laştğ ilginç ağaçlar ve bunlara ait olan tlsmlar ve efsaneleri de kaleme almştr. Bunlardan ilki Kadifekale’de Kaydefa melikesinin tlsm
olarak belirtilen bir ağaçtr. Evliya Çelebi’nin anlattğna göre kale kapsnn elli adm kadar ötesinde yer alan bu ağaç yedi iklim içinde bu-
güne kadar hiçbir yerde görmediği bir türdendir. Yunan efsanelerine göre Kaydefa melikesinin kendi elleriyle diktiği bu ağaçtan elde edi-
len yağ her derde deva gelmektedir. Evliya yllar boyunca yerli ahalinin ve yabanclarn bu ağacn altnda define aradğn yazmş, bu
ağaçla ilgili bir efsaneden de bahsetmiştir. Bir gün güçlü bir rüzgâr ile bu ağacn bir dal krlmş, bu dal alp evinde yakmaya çalşan bir
aile ve etraftakiler bu ağacn yakldğnda çkardğ bir çeşit zehirli gaz ile zehirlenerek can vermişlerdir. Hasan Beşe adndaki bu vatandaş
bu duman sonucunda zehirlenerek felç olmuş, bir süre sonra ise yaşamn yitirmiştir. Halk arasnda hzlca yaylan bu durum, kuşaktan
kuşağa anlatlmş ve sonucunda Evliya Çelebi’nin aktardğ üzere gibi ahali bu ağaca elini sürmeye bile cesaret edemez hale gelmiştir.
36
Evliya Çelebi Seyahatnâmesi
. C. IX. s. 53.
37
Evliya Çelebi Seyahatnâmesi
. C. IX. s. 53.
1...,176,177,178,179,180,181,182,183,184,185 187,188,189,190,191,192,193,194,195,196,...268
Powered by FlippingBook