Kent & Seyyah: Evliya Çelebi'nin Gözüyle İzmir ve Çevresi - 3.Cilt - page 184

174
Kent ve Seyyah: Evliya Çelebi’nin Gözüyle İzmir ve Çevresi-III
de bir söz olsa yâhûd bir mîrlivâ tabllar bir hoş sadâ ve âheng vermese “melemen davulu gibi öter” deyü darb- mesel olmuşdur el-hâsl bu
şehr-i melemen acîb ü garîb temâşâ şehr-i vilâyet-i tarhâniyyedir ve hâlâ halk gâyet bülhe ya‘nî oğuz tâ’ife ve meleme kavmdir anniçün me-
lemen şehri derler.”
29
Yine Evliya Çelebi “Kaydefa melikesinin tlsm” olarak aktardğ Halkalpnar’da (Halkapnar) mesire yerindeki balkl havuzu da hoş
ve garip bir temaşa yeri olarak aktarr. Çelebi’nin anlattklarna göre bu mesire yeri bugün Şanlurfa şehir merkezinin güneybatsnda yer
alan Balklgöl benzeri bir yer olduğu anlaşlmaktadr. Gölgeli büyük ağaçlarn altnda ferah bir yer olan bu mesire alannda evliyalar tara-
fndan korunduğuna inanlan, insanlardan asla kaçmayan ve onlarn ellerinden ekmek yiyecek kadar uysal olan balklarn ne hikmetse ka-
dn günü olan çarşambalar gözlerden kaybolduğundan bahis olunur. Günümüzde bu bölgede böyle bir mesire alanndan eser olmamakla
beraber XX. yüzyln başlarna kadar o muhitte kaplcalarn ve buna bağl su kaynaklarnn bolluğundan bahsedilmektedir.
“mezkûr halkal bnar bir âb- zülâldir bir kayadan çkar cânib-i erba‘as çemenzâr ve bâğ- gül‘izârve lâlezâr ve hezârân hezârn nâle-i
efgânlar istimâ‘ olunur draht- sâyedâr bir ferah-fezâ mesîregâh yerdir uyûn- zülâlinde niçe bin gûnâ-gûn mâhîler şinâverlik ederler ammâ
nazargâh- evliyâ olmağile mâhîleri sayd- şikâr olunmadğndan teferrücüne varan âdemlere reftâr ederek gelüp pertâb edüp gûnâ-gûn
lu‘bdebâzlk ederler ve âdemden aslâ firâr etmeyüp elinden nânpâre ve lahmpâre alrlar gâyet mûnis mâhîleri vardr hikmet-i hudâ haftada
bir kerre çehârşenbe gün bu mesîregâha nisvân- sâhib-isyân tâ’ifesi vardkda bu uyûn- cârîde bir semekenin nâm u nişân kalmayup ol gün
aslâ görünmezler aceb mutalsamdr. ehl-i beled takrîri üzre ‘kaydefâ kralenin tlsmdr’ derler el-hâsl bir nazargâh mesîregâh yerdir.”
30
Bu arada her halde bir parantez de Kaydefa melikesi için açmak gerekir ki Evliya Çelebi’nin seyahatnâmesinin Bat Anadolu fasllarnda
oldukça önemli bir yer tutmaktadr. Tansu Açk’n belirttiği gibi Kaydefa melikesi, İskender ile mücadelesi sonucu Bat Anadolu sahil şeri-
dinde Bergama’dan Milas’a kadar uzanan bölgede ve birçok küçük adada kurucu ana ve bakireliğin sembolü olarak kabul görür.
31
Evliya
Çelebi, Bahir kalesi olarak bahsettiği bugün Kadifekale olarak bilinen bu kalenin batya bakan kapsndan giriş yaptğnzda sağ tarafnzda
kalan bir Kaydefa melikesi büstünün bulunduğundan bahseder. Nereden bakarsanz bakn heykelin size doğru baktğ hissine veren bu
heykel Çelebi tarafndan hayretle karşlanmştr.
“ammâ hâlâ bu mezkûr yukaru kal‘ann garba nâzr bir demir kanatl kavî bâb vardr ol kapuya taşradan içeri girecek mahalde sağ
tarafdaki kullenin iki âdem kaddi bâlâ yerinde bir küçük kemer altnda beyâz mermer-i hâmdan kaydefânn ceseden oyma bir sûreti var âdem
gördükde zî-rûh zann edüp hayrân kalr ve ne cânibe gitsen ol cânibe nazar eder görünür tebessüm etsen eyle nümâyândr bükâ eder şekilli
29
Evliya Çelebi Seyahatnâmesi.
C. IX. Hz. Yücel Dağl, Seyit Ali Kahraman, Robert Dankoff. İstanbul: Yap Kredi Yaynlar, 2005, ss. 47-48.
30
Evliya Çelebi Seyahatnâmesi. C. IX
. s. 48.
31
Tansu Açk. “Evliya Çelebi’de Yunan-Roma Dünyas.”
Çağnn Sradş Yazar Evliya Çelebi.
İstanbul: Yap Kredi Yaynlar, 2009, ss. 30-31.
1...,174,175,176,177,178,179,180,181,182,183 185,186,187,188,189,190,191,192,193,194,...268
Powered by FlippingBook