Kent & Seyyah: Evliya Çelebi'nin Gözüyle İzmir ve Çevresi - 3.Cilt - page 154

144
Kent ve Seyyah: Evliya Çelebi’nin Gözüyle İzmir ve Çevresi-III
Çelebi’nin Kütahya ve Uşak yörelerini gezerken uğradğ Karye-i Murâd Ağa’dan bahsederken
“…
Ve nehr-i Gedüz şehr-i Gedüz'ün
cânib-i şarkîsinde Murâd yaylasndan tulû‘ edüp niçe nehirler dahi müctemi‘ olup cânib-i garba cereyân ederek Aydn diyârn saky edüp niçe kurâ vü
kasabât ve şehirlere uğrayup on konak yer gidüp İzmir kurbunda Melemen şehri içinden ubûr edüp andan ikinci sâ‘atde Kara Foça kal‘as dibinde Akde-
niz'e mahlût olur bir âb- latîfdir.”
29
Şeklindeki ifadesi Gediz’in Foça Kalesi dibinden Akdeniz’e döküldüğü; Gediz şehrinden bahsederken
kaydettiği
“…ve nehr-i Gedüs dahi bu cebel-i âlîden hurûc edüp garb tarafna cereyân ederek Kara Foça kal‘as kurbunda Akdeniz'e munsabb olur.”
30
ifadesi ise, Foça Kalesi yaknlarndan denize döküldüğü bilgisini vermektedir. Bu bilgilerden Gediz’in o devirde Foça Kalesi yaknlarndan
yani bugünkü yatağndan denize döküldüğü düşüncesi ortaya çkar ki bu doğru olamaz. Bu bilgilerin doğru olmadğ yine Seyahatnâ-
me’nin
Kara Foça
ve
Melemen
seyahatleri bölümünde Çelebi’nin bu yolculuğa dair verdiği bilgilerden anlaşlmaktadr.
Nehrin adyla ilgili olarak gerek Seyahatnâme’de gerekse araştrma eserlerinde şu bilgiler yer almaktadr.
Çelebi’nin
Evsâf- kal‘a-i Germiyan Gedüs
başlğ altnda
Gedüs
(Gediz) şehrinden bahsederken kullanmş olduğu
“Kayâsra-i Rûm'dan
Gediz namnda bir kraln binâsdr.”
31
şeklindeki bilgiye güvenecek olursak gerek şehrin ve gerekse nehrin ad, Gediz adnda bir kraln adn-
dan gelmektedir. Kraln adna bağl olarak öncelikle şehir ad (Gediz) ortaya çkmş; şehrin yanndan aktğ için nehir de ayn ad almştr.
Bilimsel ifadeyle
oykonim
olan Gediz,
antropotoponim
olarak ortaya çkarken;
hidronim
olan Gediz
topotoponim
olarak onimleşmiştir.
Tarihî kaytlarda söz konusu nehrin ad
Hermos
olarak görülmekte olup araştrmaclar tarafndan kelimenin “taşan, köpüren” anlamna
geldiği kabul edilmektedir.
32
Hermos ile Gediz biçimlerinin birbirinden ne denli uzak olduğu ve de Köl Tigin (kuzey cephe, 7. satr) ve
Bilge Kağan (doğu yüzü 31. satr) yaztlarnda Ezgenti Kadz adnda bir yer adnn bulunduğu dikkate alndğnda Hermos > Gediz geçi-
şinde Türklerin katksnn basit bir hançere değişikliğinden ibaret olmayp bu değişiklikte Türklerin coğrafi unsurlar adlandrma kültürü-
nün devreye girdiği düşünülebilir.
33
(Foça) Liman
: Seyahatnâme’de geçen diğer limanlar gibi bu limann da özel bir ad yoktur.
“Bu kal‘ann bir liman- azîmi”
ifadesinden
de anlaşldğ gibi, kalelerin işlevsel olduklar dönemlerde, limanlar orada bulunan kalenin bir parças olarak görülür ve kalenin ad ile an-
lrlard. Çelebi,
Kara Foça
limanndan iyi demir tutan, kalyon ve kadrga yatağ güzel bir liman olarak bahseder. Bu limandan lodos istika-
metinde,
Karaburun
’a
34
80 mil olduğu bilgisine de yer verir. Bu bilgi ayn zamanda
Kara Foça-Karaburun
arasnda bir deniz yolu bulduğuna
da işaret eder.
29
Age.
s. 24.
30
Age.
s. 24.
31
Age.
s. 24.
32
Ersin Doğer.
age.
s. 292, 312.
33
Söz konusu yer adndaki ikinci unsuru Thomsen “kadz”, Tekin “kadiz” biçiminde okumuş olup Thomsen kelimenin “vadi” anlamna geldiğini düşünmektedir.
Bk. Talat Tekin.
Orhon Yaztlar
. Ankara: TDK, 1988. s. 86 ve bk. İbrahim Şahin.
Eski Türkçe Dönemi (VI-XI. Yüzyl) Temel Eserlerinde Geçen Yer Adlar
.
Bişkek: Krgzistan-Türkiye Manas Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Baslmamş Doktora Tezi, 2006, s. 190.
34
Burada bahsedilen Karaburun, günümüzdeki Karaburun ilçesi değildir. Evliya Çelebi’nin bu bölümde, Urla ve Karaburun ziyaretlerinde verdiği bilgilere
baklrsa, Seyahatnâme’de geçen
Karaburun
’un iki farkl anlama geldiği anlaşlmaktadr: 1. Yerleşim birimi olarak Eski Mordoğan Köyü; 2. Mevki olarak
Karaburun Yarmadas. Bu mesele daha sonra bir başka yazda ele alnacağndan şimdilik bu kadarla yetindik.
1...,144,145,146,147,148,149,150,151,152,153 155,156,157,158,159,160,161,162,163,164,...268
Powered by FlippingBook