Kent & Seyyah: Evliya Çelebi'nin Gözüyle İzmir ve Çevresi - 3.Cilt - page 152

142
Kent ve Seyyah: Evliya Çelebi’nin Gözüyle İzmir ve Çevresi-III
garîb temâşâ şehr-i vilâyet-i Tarhâniyye'dir ve hâlâ halk gâyet bülhe ya‘nî oğuz tâ’ife ve meleme kavmdir, anniçün Melemen şehri derler…”
22
ifadesin-
de yer almaktadr.
Şehir ve şehir halkyla ilgili olumsuz kanaat bildiren her iki ifadede de görüldüğü gibi
“meleme”
ifadesi geçmektedir. Ve ikinci ifadede
şehre
Melemen
denmesinin sebebi olarak bu şehir halknn
“meleme”
olmas gösterilmiştir.
Gerek
“meleme”
ve gerekse
“melemen”
sözcükleri, Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde, farkl ağzlarda yaşamakta olup
meleme,
“1. beceriksiz,
2. ağrkanl rahatna düşkün”
ve
melemen
,
“beceriksiz”
anlamna gelmektedir.
23
Görüldüğü gibi her iki kelime de olumsuz bir anlam içermekte
olup ayn anlam dairesinde bulunmaktadr.
Sonuç olarak şunu söylemek mümkündür: Türklerin bu bölgeye gelmeye başladklar çağda ova ve dolays ile bölge
Mainomenos
ya da
bu isme yakn bir isimle adlandrlyordu. Bölgeye gelip yerleşen Türk gruplarna ovada yerleşmiş olmalarndan dolay çevrede, dağlarda
bulunan diğer göçebe Türk gruplar, bunlarla alay etmek, bunlar incitmek için ova adndan ilham alarak bu kelimeye çok benzeyen ve ha-
karet içeren Türkçe
“meleme
ve
melemen”
sözcükleriyle nitelemeye başlamşlar, böylece bir boy ad doğmuştur. Daha sonra bu boy, yani
Melemeler, ya da Melemenler tarafndan oluşturulan yerleşim birimine de Melemen denmiştir.
24
Vilâyet-i Tarhâniyye
: Çelebi,
Vilâyet-i Tarhâniyye
adlandrmasn
, Oğuz Vilayeti
ifadesiyle eş anlam ve eş görevli olarak kullanmştr.
Osmanl dönemi kaytlarnda şehrin en yaygn iki isminden biri
Tarhaniyat
’tr. Esasen
orunadndan
ziyade
elad
kuruluşunda olmakla birlikte
sonraki dönemlerde Melemen karşlğnda kullanlmas sebebiyle bu bölüme dâhil edilmiştir.
Oğuzlar (Vilâyeti)
:
Vilâyet-i Tarhâniyye
ifadesiyle eş anlam ve eş görevde kullanlmştr. Köy ve kasabalaryla birlikte Melemen ilçesini
ifade etmektedir.
Vilâyet-i Tarhâniyye’de
olduğu gibi, esasen
elad
kuruluşunda olmakla birlikte
Melemen
yerleşim birimini ifade ettiği için
orunadlar
bölümüne dâhil edilmiştir.
Müsâfirîn Bâğ
: Melemen bahsinde, scaktan ve sivrisinekten bunalan halkn geceleri kaldklar, yüksek bir yer olarak geçer. Evliya Çe-
lebi’nin verdiği bilgilere göre, buras şehre gelen misafirlerin de konakladklar bir yerdir.
Günümüzde Menemen’de bu isimde bir yer yoktur. Seyahatnâme’de sözü geçen yerin şimdilerde Değirmen Dağ ve Hdrlk (Dağ)
olarak bilinen ve birbirine bitişik iki yüksek tepeden müteşekkil bölgenin olduğunu düşünüyoruz. Şehrin hemen doğusunda, bir hayli yük-
sek olan bu iki tepe Menemenlilerin akşamlar kolayca ulaşabilecekleri serin bir yerdir.
22
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi.
IX. Kitap. s. 48.
23
Türkiye’de Halk Ağzndan Derleme Sözlüğü.
C. IX, Ankara: Türk Dil Kurumu, 1993, s. 3154, 3155.
24
Bilindiği gibi Türklerde yerleşikler ile göçebe gruplar arasnda sürekli bir çekişme olmuş ve bu çekişmeler hakarete varan sözcüklere dökülmüştür.
Divânü
Lûgâti’t-Türk
’te de göçebe gruplarn yerleşikleri
yatuk
yani “tembel” diye tahkir etmeleri buna bir örnektir.
1...,142,143,144,145,146,147,148,149,150,151 153,154,155,156,157,158,159,160,161,162,...268
Powered by FlippingBook