Kent & Seyyah: Evliya Çelebi'nin Gözüyle İzmir ve Çevresi - 3.Cilt - page 15

Evliya Çelebi Seyahatnâmesi’nde Sözlü ve Yazl Metin İlişkisi
5
Şehrin Havas ve Suyu
Şehrin Yiyecekleri
Şehirde Yetiştirilen Ürünler”
1
Evliya Çelebi’nin bu anlatm plannda yer yer boşluklar bulunmakta, sözlü gelenekten ve yazl kaynaklardan bilgi edindikçe Evliya Çe-
lebi bu boşluklar doldurmakta, eğer bilgi elde edilememişse veya yeterli gelmemişse ya tamamen boş braklmakta veyahut da ksa bilgi
verilmektedir. Baz değerlendirmelerde, bu ksmlarn notlarnn daha sonra tamamlanmak amacyla bu şekilde boş brakldğ ve Evli-
ya’nn bunlar tamamlayamadan öldüğü için bu şekilde olduğu varsaylmaktaysa da, Evliya Çelebi’nin bu boşluklar en başta braktğ ve
yeterli bilgi olmadğ için de öyle brakmay tercih ettiğini söylemek mümkündür. Evliya Çelebi’nin bu kalb doldurmak için kullandğ
kaynaklar konusunda bazen titiz ve seçici, bazen de tekrara düşen bir tarzda davrandğn belirtmek gerekir.
Evliya Çelebi niye seyahate çkmş ve seyahat ettiği yerleri neden yazya döküp bir kitap haline getirmiştir? Evliya Çelebi’nin geziye ç-
kş nedeni temelde bir merak olarak kabul edilse de, Evliya’nn içinde yetiştiği yazl kültür gereği yazmak için seyahate çktğn düşün-
mek pekâlâ mümkündür. Bu, onun almş olduğu eğitim gereği; gördüklerini, gözlemlediklerini ve öğrendiklerini yazarak anlatmasnn
nedenini bize açklamaktadr.
Evliya Çelebi’nin eserine neden “kitap” veya “divân” ad vermeyip, ki bu iki kelime onun eserini vücuda getirdiği dönemde çeşitli eser-
ler için halihazrda kullanlmş ve Evliya Çelebi de bunu bilen bir kişi olmasna rağmen, eserine “Seyahatnâme” adn vermiştir? Burada bir
söz oyunu mu var, yoksa belli tipteki eserlerin adlandrlmasnda kullanlan bir yöntem sonucunda m bu adlandrma ortaya çkmştr?
Konuyla ilgili yeterli araştrma yapmadğm için çok kesin bir sonuç vermek istemiyorum, ancak burada bilinçli bir adlandrma yapldğ
düşünülmelidir ve bu bilinç de ancak sözlü ve yazl metinler arasndaki ilişkiyi bilen birinin adlandrmas olmaldr. Türk yazl gelene-
ğinde üretilen eserlerin adlandrlmasnda bu sözcüklerin farkl kullanm söz konusudur. Örneğin; “Divan- Lügat’it-Türk”, “Fuzuli Diva-
n”, Baki Divan” vb. gibi eser adlar için “Divan” sözü kullanlrken; “ Kitab- Mukaddes”, “Kitab- Dedem Korkut”, “Kitab- Bahriye”,
“Kitab- Cihannüma” vb. gibi kullanmlarda “kitap” sözünün kullanm; “Şehnâme”, “Oğuznâme”, “Saltuknâme”, “Harnâme”,
“Zenannâme”, “Gazavatnâme”, “Falnâme”, “Kyafetnâme”, “Menakbnâme”, “Velâyetnâme” ve “Seyahatnâme” gibi kullanmlarda ise
belli münferit eserleri ve belli bir grup eseri ifade ederken “nâme” sözünün kullanlmas dikkat çekmektedir. Bu üç ayr kullanm Arap ve
Fars dilleri ve kültürleri ile olan ilişkinin ötesinde, Türk yazl geleneğinin söz ve yaz arasndaki ilişkiyi ifade etmek düşüncesinden kay-
naklanmş olmaldr.
Burada Evliya Çelebi’nin eserine “Seyahatnâme” adnn konmasnn Farsça’nn bir etkisi olmann ötesinde, sözün yazya geçirilmesiyle
yaratlan eser veya eserlere, daha da özelleştirecek olursak, sözlü anlatlarn yaz kalplarna uygun hale getirilmesinden oluşturulan kitap-
lara bu adn verilmesiyle ilgili olduğunu belirtmek istiyorum. Tabii ki bir eserin “Seyahatnâme” adyla adlandrlmas esas itibariyle içerikle
1
Seyit Ali Kahraman. “Evliya Çelebi Seyahatnâmesi’nin Yazlş Hikayesi.”
Çağnn Sra Dş Yazar Evliya Çelebi.
İstanbul: YKY, 2009. s. 210.
1...,5,6,7,8,9,10,11,12,13,14 16,17,18,19,20,21,22,23,24,25,...268
Powered by FlippingBook