Kent & Seyyah: Evliya Çelebi'nin Gözüyle İzmir ve Çevresi - 3.Cilt - page 138

128
Kent ve Seyyah: Evliya Çelebi’nin Gözüyle İzmir ve Çevresi-III
biçimindeki seyirlik betimlemesine de
“Andan iki sâ‘atde yine dağlara urûc edüp, Evsâf- Yaylağ- Bozdağ”
(IX. Kitap: 91)
şeklindeki mesafe bil-
gisine de en uygun noktadr. Yörede görüştüğümüz yaşl insanlar, bu tepeden Bozdağ Yaylas’na atla iki saatlik bir yolculuk olduğunu söy-
lemişlerdir. Gerek Birgi, gerek Ödemiş gerekse bu aradaki tüm ova, açk bir şekilde en iyi bu tepeden görülebilmektedir.
Çelebi’nin Erenler Sultan’dan sonra bahsettiği yer, Yaylağ- Bozdağ, yani günümüzde Bozdağ adyla bilinen kasabadr. Bu bilgiler ş-
ğnda Çelebi’nin Birgi-Bozdağ arasnda kullandğ yol şu şekilde olmaldr: Çelebi, Dervîş Ağa Kantaras
88
ile Hacguzu Deresi’ni geçerek
dağlara sarmş Ganlkaya’nn yanndan, Döşeme Tepe’nin eteğinden, Aşağ Kestanelik, Yukar Kestanelik, Paşaçeşmesi üzerinden geçip
Akçakmak’ta bugünkü yolla buluşmuş; Bozdağ Eski Köy Mezarlğ’nn içinden, türbe ve eski hamamlarn önünden, Çukurçeşme’den
Bozçeşmeye ulaşmş olmaldr.
89
Seyyahmz Bozdağ’dan sonra, bu yaylann kuzeyinde, bir saat uzaklkta bulunan
cebel-i Erba‘în
adnda bir dağa gitmiş; bu dağda Ma-
kâm- Erba‘în adnda büyük bir “âsitâne”ye, yani büyük bir tekkeye misafir olmuştur. Çelebi, Âsitâne-i Baba Sultân adyla da bahsettiği bu
tekkede, Hac Bektaş- Velî ile Horasan’dan birlikte gelen Hoca Ahmed Yesevî halifelerinden Baba Sultan’a ait bir mezar bulunduğunu dile
getirmekte; tekke ve Baba Sultan’dan uzun uzun, övgüyle bahsetmektedir (IX. Kitap: 92).
Fakat gerek tekke, gerekse Baba Sultan hakknda
da halk arasnda hiçbir bilgi kalmamştr.
Dağn isminin esasen Türkçe olup Çelebi tarafndan Arapça’ya tercüme edilerek kaydedilmiş olabileceği düşüncesinden hareketle yap-
tğmz araştrmalar srasnda, Bozdağ’n kuzeyinde halk arasnda Krklar (ya da Krklar Dağ) olarak bilinen; fakat haritalarda Bozdağ ola-
rak geçen (kayak tesislerinin bulunduğu dağ) bir dağ bulunduğunu tespit ettik. Bizce Çelebi’nin sözünü ettiği
Cebel-i Erba‘în
bu dağdr.
Araştrmalarmz srasnda dağn zirvesinde, civar köylülerce ziyaret edilen ve ziyaretçilerin Krk Yiğit Mezarlğ olarak adlandrdklar taş
yğnlarnn bulunduğunu da tespit ettik ki kanaatimizce Çelebi’nin sözünü ettiği
Makâm- Erba‘în
burasdr. Geriye tekkenin ve Baba Sul-
tan’n mezarn tespit etmek kalmştr ki bu konudaki çalşmalarmz hâlen devam etmektedir.
Çelebi’nin
Cebel-i Erba‘în
bölümünden sonra bahsettiği yer
Ziyâret-i el-Mevlâ İbrâhîm Efendi
’dir. Seyyahmzn bu ziyaretten sonra kullan-
dğ
“Andan atlara süvâr olup nîm sâ‘atde
Gölcük
…”
(IX. Kitap: 92)
ifadesine baklrsa
Ziyâret-i el-Mevlâ İbrâhîm
’in
bulunduğu yer
Cebel-i
Erba‘în
değil, Bozdağ olmaldr. Bu durumda, Çelebi’nin
Cebel-i Erba‘în
’den sonra tekrar Bozdağ’a geldiğini ve buradan Gölcük’e gittiğini
düşünmemiz gerekmektedir. Zira
Cebel-i Erba‘în
’den, yani Krklar Dağ’ndan Gölcük’e yarm saatte gitmek mümkün değildir.
88
Çelebi Birgi içleriyle ilgili verdiği bilgilerde, şehirdeki köprülerden bahsederken bu köprüden de bahsetmiş, köprünün tek kemerli bir taş köprü olduğunu
kaydetmiştir. Biz Derviş Ağa Medresesi’nin bulunduğu yerden hareketle bu köprünün, bu medreseye 15 m mesafede bulunan ve Cumhuriyet Mahallesi ile
Kurtgazi Mahallesi’ni birbirine bağlayan köprü olduğunu düşünüyoruz. Halk arasnda Tahta Köprü adyla bilinen köprünün bulunduğu yerde eski bir taş
köprünün ayak izleri halen görülebilmektedir.
89
Kervan yolu, birincisi Aşağ Kestanelik mevkisinde, ikincisi Çimenyurdu’nda, üçüncüsü Deveboynu mevkisinde olmak üzere üç yerde, günümüzde kullanlan
asfalt yolla kesişmek üzere dağlarn srtndan ve yamaçlarndan geçerek Bozdağ’a varr.
1...,128,129,130,131,132,133,134,135,136,137 139,140,141,142,143,144,145,146,147,148,...268
Powered by FlippingBook