Kent & Seyyah: Evliya Çelebi'nin Gözüyle İzmir ve Çevresi - 3.Cilt - page 132

122
Kent ve Seyyah: Evliya Çelebi’nin Gözüyle İzmir ve Çevresi-III
Gezginimiz, Melemen Güzelhisâr’ndan ayrmak için Aydn Güzelhisar ve bazen de Güzelhisar olarak zikrettiği, günümüzde ise Aydn
adyla bilinen şehirdeki gezisini tamamladktan sonra bir saat bağlar içinden batya gitmiştir. Sonra alt saat dağlar aşarak
Yaylak- Sire
’ye,
yani Tire Yaylas’na ulaşmştr. Çelebi’nin Aydn’dan çktktan sonra, bir saatlik at yolculuğu sonucunda batda ulaştğ yer, günümüzde
Dereağz Köyü’nün bulunduğu yer olmaldr. Çünkü ad geçen bu iki nokta arasndaki mesafe 8 km olup ortalama bir saat at yolculuğuna
uygun düşmektedir. Ayrca bölgede yaptğmz incelemeler srasnda Aydn-Tire arasnda kullanlan en işlek Kervan Yolu da buradadr.
Dereağz’na gelinceye kadar yol, Kemer Mahallesi’nin içinden, Dedeguy’dan, Gzlcaköy Mezarlğ’nn kuzeyinden geçer ve böylece
Dereağz Köyü’ne ulaşr. Dereağz’nn içinden geçen yol, hemen sonra buradaki İkizdere Çay’nn üzerindeki tarihi köprüleri soluna alarak
çay kenarnca (şimdiki İkizder Baraj yatağnn altndan) baraj altnda kalan İkizdere Köyü’ne ulaşr.
73
Yolun bundan sonraki ksmnn tespiti zordur. Zira Çelebi’nin “Yaylak- Sire” ifadesi sorunludur. Çünkü
Yaylak- Sire,
yani bugünün
Türkçesiyle Tire Yaylas, belirli bir yaylay ifade etmeyip Tire’nin güneyinde uzanan dağn tüm kuzey yamacn ifade etmektedir. Bu da
yaylann nokta olarak tespitini zorlaştrmaktadr. Fakat elbette ki Çelebi’nin
Yaylak- Sire
diye andğ ve buradan Tire ovasn açk bir kitap
gibi seyrettiği bir yayla olmaldr.
Çelebi’nin ilk çktğ
Yaylak- Sire
(kendi adlandrmasna göre)’den bir saat kuzeye giderek indiği
Yaylağ- Balbnar
ile bu yaylada ismini
zikrettiği üç pnar adnn ve yaylada bulunan namazgâhn günümüzde halk arasnda bilinmemesi de söz konusu yerlerin tespitini zorlaş-
trmaktadr.
Güzergâh takip ederek söz konusu yerleri aramak da bu noktada sonuç vermemektedir. Çünkü İkizdere Köyü’nden sonra ağaç dallar
gibi çatallanan kervan yollar buradaki her vadiden Tire’nin yaylalarna çkma ve buradan Tire’ye inme imkân vermektedir. Bu noktada
Çelebi’nin yaylalar anlatrken satr aralarnda verdiği ufak bilgileri, bölgede yaplacak araştrmalarla coğrafyayla birleştirmekten başka
çare bulunmamaktadr.
Metinde yaylalar ve dolaysyla güzergâh tespit etmek için satr aralarnda geçen bilgiler özetle şu şekildedir:
Yaylak- Sire,
Aydn tara-
fndan trmanşn bittiği yerde, yani zirvededir. Yine metinden anlaşldğna göre yayla çok yüksek bir dağn üstündedir. Bu yaylada eski
padişahlardan kalma bina ykntlar ve temelleri vardr. Buradan bakldğnda Tire ovas açk bir kitap gibi görülmekte; fakat Tire şehri
dağn karaltsnda kalmaktadr. Yine bu dağdan kuzeye doğru yokuş aşağ gidildiğinde
Yaylağ- Balbnar
adnda bir başka yaylaya varl-
maktadr.
Yaylağ- Balbnar
’nda üç büyük pnar vardr. Rodos Seferi srasnda ordusuyla birlikte bir süre bu yaylada kalmş olan Kanunî
Sultan Süleyman Han, bu pnarlarn her birinden içmiş ve bunlara
Şekerbnar, Aynü'l-hayât bnar, Mürde-hayât bnar
(IX. Kitap: 82)
isimlerini
vermiştir. Yine bu yaylada Kanunî’nin buyruğuyla havuzlar, kat kat çemenzârlar, hamamlar, bir namazgâh
74
ve padişahn bağşladğ eşya-
73
Yörenin yaşllar, bu köydeki İkizdere Çay’nn üzerinde kemerli tarihî bir taş köprünün bulunduğunu; yine baraj altnda kalan Sargz Çeşmesi ve önündeki
çnar ağacnn hem çok tarihî hem de yörede çok meşhur olduğunu söylemişlerdir.
74
Bu namazgâh, Çelebi’nin Tire içlerinden bahsederken değişik vesilelerle andğ namazgâhtan farkldr. Köydeki araştrmalarmz srasnda burayla ilgili bir
ipucuna rastlamadk.
1...,122,123,124,125,126,127,128,129,130,131 133,134,135,136,137,138,139,140,141,142,...268
Powered by FlippingBook