Kent & Seyyah: Evliya Çelebi'nin Gözüyle İzmir ve Çevresi - 1.Cilt - page 83

Transkripsiyonlu, Sadeleştirilmiş ve Orijinal Metin
69
[P 33a-2] KARAGÖL’ÜN TILSIMI:
Buras küçük bir göldür. Herhangi bir akarsu kaynağ yoktur. Yaz kş ayn şekilde duran kara bir haliçtir. Burann tlsml göl olduğuna inanan bölge halk acayip ve ga-
rip hikâyeler anlattlar. Buray fethedemeyen yüzlerce Mağripli ve Hintli defineci helak olmuşlar ve göl kenarnda üst üste yatarlar. Hâlen bir kimse göle girmeye niyet etse
annda kendini kenarda bulur. Yakn zamanlarda mezarc bir derviş göl kenarna gelip, krk günlük çile çkarp, ilim kuvveti ile gölde bir damla su kalmayp, gayya kuyusunu
andran derin bir çukur açlp, bu çukurun ortasnda demir kapl bir mağara belirip, kapnn önünde hesapsz altn ve gümüş kap kacak eşyalar ile doludur. Derviş bu saysz
maldan nasibi kadar alp, döner gider. Daha sonra bunu duyan köylüler kadya haber vererek, bütün bölge halk bu gölün dibindeki kümbetin kapsna inip, kurbanlar kesip, kap
önündeki dervişin aldğ maldan hazine mal alp, mağara kapsnn anahtar deliğinden içeriye bakarlar. Hazine mal ve mücevherat ve pembe yakut ile dolu büyük bir hazine
görürler. Hemen küskülerle kapy sökmeye başlarlar. Allah’n azameti ile o büyük mağarann içinden fşkran bir su çkar ki hazineye giren halkn bir ksm suya batp bir ksm
kurtulup ad geçen dervişi define buldu diye bol miktarda malyla Sultan Ahmed’e götürürler. Derviş padişahn huzurunda bu maceray nakledip yine derviş ile kapcbaş
Karagöl’e gelip, sahilinde durup, yine derviş önceki gibi erba‘în çkarp
299
yine gölün suyu kaybolup derviş baba el koyunca yine kapdan bir su fşkrp dervişi ve diğer gönlü
yarallar saçak saçak edip kenara atar. Kapcbaş gücüyle kurtulup kaçar. Böyle bir karaca gölceğizdir. Amma içinde olan balklar dahi hepsi kara kara şaşrtc görünümde
balklardr. Bu gölü seyredip, bir saat bağlar içinden geçtik. Amma bu diyarn bağlar uzun karaağaçlara ecel ylan gibi sarlmş üzüm asmalardr. Tilki ve çakal korkusundan
bağlar yerde olmayp, tamam ağaçlardadr. Amma türlü türlü lezîz ve taze şral asma üzümü olur.
SİVRİHİSAR ŞEHRİNİN ÖZELLİKLERİ:
Sğla sancağnda yüz elli akçe kaza ve nahiyesi krk pare köyden ibarettir. Şehri Vâlide Sultan hâss olup, voyvodas hâkimdir. Kethüdayeri ve yeniçeri serdar ve ayan
vardr. Sivrihisar derler, fakat hisardan bir iz yoktur. Amma bu şehrin batsnda gördüğümüz bağlar içinde kale gibi doğal kayalar vardr. Kale gibidirler, bu sebeple Sivrihisar
derler. Ve bu şehrin kuzeyinde dört saat uzaklkta, denize yakn boğaz yerde Urla şehri bulunmaktadr. Urla’nn orta mahallesidir. Sivrihisar, beri taraftaki Sğla Boğaz‘na bir
saat mesafededir. Zikrolunan Urla Boğaz‘yla Sğla Boğaz arasnda Çeşme Burnu uzanr ki, Çeşme Kalesine kadar on sekiz saatlik mesafedir. Yüzey şekilleri tasvir olunduğun-
da bu şekilde yazla. Ve yüz mil burun olduğu dahi pergel hesabyla yazla. Amma bu Sivrihisar dört mahalle ve dört kiremitli ve minaresi tuğlal ve ksa camilerdir. Mahkeme
yaknnda Müftü Efendi Camisi ve Depecik Camisi ve Ulu Cami ve Topraklk Camisi. Bunlardan başka zaviyeler de bulunmaktadr. Ve üç hamam var. Biri Kad, diğeri Mah-
keme hamam. Havas suyu güzeldir. Ve yedi çeşmesi susuzdur. Bütün sular kuyulardandr. Amma Allah hakk için hayat suyundan alamet verir, su kuyulardr. Bu şehrin dört
taraf yüksek tepelerdir. Şehir geniş bir çukur yerde kurulmuş olup ortasnda (---) nehri akar. Avlişe Dağlarndan toplanp, Sğla Kalesi yaknnda Rûm Denizi’ne
300
dökülen
faydasz bir nehirdir. Ve şehir toplam bin iki yüz kiremitli bağsz ve bahçeli mamur bir kasabadr. Bağsz olmasnn asl bütün bahçeleri içinde bulunan uzun ağaçlara sarlmş
üzüm ağaçlardr ki, bağdan daha çok ürün verir. Çünkü zahmet çekip her yl bağlar temizleyip çapalama yükünden kurtulmuşlardr. Ve bu şehir çnar, kavak, karaağaç,
299
Dervişlerin çile çkarmak için hücreye kapandklar krk günlük müddet.
300
Akdeniz.
1...,73,74,75,76,77,78,79,80,81,82 84,85,86,87,88,89,90,91,92,93,...180
Powered by FlippingBook