Kent & Seyyah: Evliya Çelebi'nin Gözüyle İzmir ve Çevresi - 1.Cilt - page 71

Transkripsiyonlu, Sadeleştirilmiş ve Orijinal Metin
57
[P 27a-1] yol üzerinde başboş gezen beş at yakalayarak hizmetçilere verdim. Oradan da ileriye gidip Ağzaçk isimli kuyuya vardğmzda güneş ve ay gibi saf nurdan, krmz
mukaddemli
239
ve cezbedici bir gamzesi olan krmz yanakl seçkin bir dilber bizi görünce “Canm ağalar! Bana kymayn” diyerek atlarmz, ayaklarna yüz sürüp sarldğnda
ben hemen ağz merdivenli bu kuyuda attan inerek arkadaşlarmla beraber dinlenmek için bu yerde durarak sözü geçen dilberi yanma getirip bir hayli konuşturduk. Ayaklar
seğirtip kaçmaktan şişmiş ve scağn şiddetinden gül yüzü yanmş ve kaça kaça güçsüz kalmş. Hakîr, “Ey oğul! Doğru söyle, sen bu amansz yerde bu kyafet ile neylersin?”
dedim. “Vallahi benim sultanm ben İzmirli (…) Çelebi’nin oğluyum. Kaptan Kaplan Mustafa Paşa İzmir’e geldiğinde ben babamdan kaçtm. Kaptan Paşa’nn bir ağas beni
saklayarak donanma ile gittiğimiz Sakz limannda yatarken babam ardm sra Sakz’a gelmiş. Kaptan Paşa’nn huzuruna çkp beni aldktan sonra bu yol üzerinde babam, büyük
ağabeyim ve iki lalam at srtnda giderken ileride Çarpan Boğaz ile Turna Boğaz deresi ormanlarndan üzerimize krk elli kişi yaya ve tüfekli olarak saldrd. Cenk ede ede
babam, ağabeyim ve iki kölem krld. Allah’a şükür ben kurtulup kaça kaça buraya geldim. İşte sizin elini ayağn bağladğnz adam hrszlardandr. Kardeşim bunu alt edip
ayağndan yaralad. Hala yaraldr. Bunun üzerine hrszn yoldaşlar ağabeyimi yaraladlar. Çok şükür babamn ve kardeşimin dertlerinden kurtuldum. Şimdi Sakz’a beni kaç-
ran ağama giderim” diye cevap verdi. Ve bizim Urlal arkadaşlarmz bu genci tandlar. Hakîr, “Bire anasnn yanlşlkla doğurduğu i…, hamamtas gibi orta mal! Senin uğru-
na baban, bir yiğit kardeşin ve iki köle yoldaşn şehit oldular. İzmir’e dönüp bütün maln mülkünü zapt etsene” dediğimde, “Yok ben ağamdan hoşlandm, mal mülk istemem,
ben ağama giderim” dedi. “Allah biliyor, Allah’tan korktum. Yoksa boynunu vurup gaza ederdim. Ama bu az kullanlmş i…yi ykp ‘beş on baltayla hatrn’ ele alp, harami-
lerden alnan atlardan birisine bindirerek arkadaşmz serdar Pîrî Beşe’ye ormanda ele geçirdiğimiz yaral harami ile birlikte teslim ettik. Bütün piyade yeniçerileri Urla’ya gön-
derdik. Hakîr Rum kzanlar ile birlikte sözü edilen ağz merdivenli kuyudan batya doğru dört adet ganimet atla birlikte tehlikeli yerleri aşarak sağ tarafmzdaki Kayaburun
köyleri içerisinden yedi saatlik bir yolculuktan sonra öğle üzeri Karaburun kasabasna ulaştk.
239
İpek kuşak.
1...,61,62,63,64,65,66,67,68,69,70 72,73,74,75,76,77,78,79,80,81,...180
Powered by FlippingBook