Kent & Seyyah: Evliya Çelebi'nin Gözüyle İzmir ve Çevresi - 1.Cilt - page 51

Transkripsiyonlu, Sadeleştirilmiş ve Orijinal Metin
37
[P 24b-1] Çavuşzade Han, Altparmak Han, Tercüman Han, Beyler Han, Mehmed Efendi Han, mesir veziri olan Ebu’l-Hayr Kethüda İbrahim Paşa Han, Muhtesib Han ve
İmamzade’nin iki han gayet mamurdur. Ve Bölükbaş Han, Tavşanl Han, Çukur Han, Hac Hüseyin Han, Hac Ömer Han, Fazlullah Ağa Han, Sulu Han ve Bostanc Han
gibi hanlar meşhurdur. Ve üç kuran kursu, krk mekteb-i sbyân ebcedhân, bir imaret ve yetmiş adet şifal çeşmesi vardr. Bu şehirde toplam on yedi adet sebilhane
bulunmaktadr ki bu şehre göre azdr. Ve muhtesibe vergi veren toplam üç bin altmş adet dükkân vardr. Öğrendik ki yeniçeri kolluğuna “alt deyenek” derler imiş. Ve subaş
ile birlikte yeniçeri kuvvetlerine bütün dükkânlar haftada bir kere haraç verirler. Öğrendim ki söylediğimiz dükkânlarn içerisinde en mamur olanlar Msr Çarşs dükkânlardr.
Ve toplam üç yüz adet varlkl tüccar bulunur. Ve krk kahvehane, yetmiş sabunhane, iki yüz meyhane, yirmi bozahane, yirmi boyahane, bir çarş saraçhanesi, bir mum
imalathanesi ve bir gümrükhane vardr. Lakin bezzazistan yoktur. Ama hanlarn içinde insanoğlunun eceline şifa olan otlarn satldğ yerler vardr. Ve ölü cisme can veren,
yaşly genç yapan dilberdudağ, kuş sütü ve insan sütü bulunur. İzmir’den başka hiçbir yerde miskal
151
ile âdem sütünün (insan) satldğn görmedim. Ve aslan sütü dedikleri
hayâsz bir içki vardr. Bu içkinin serbest olarak satlmas için şehrin hâkiminden izin alnmş olup, umumiyetle meyhanelerde serbesttir. Ve içki içenler bozaya bozulup içmeye
başlamşlardr. Sonuç olarak Âl-i Osman’n hâkimiyeti altnda olan iki yüz altmş adet liman ve geniş iskeleler vardr. Bahsettiğimiz limanlarda yük bağlanr ve çözülür. Ama
İzmir liman başkalarndan daha meşhurdur. Zira beş ktada Âl-i Osman ile dost olmuş on sekiz kâfir kral vardr. Hepsinin de elçileri vardr. Ve o ülkelere tabi olan tüccarlar
yeryüzündeki ürünlerini ve bütün ülkelerin mallarn buraya getirip satarlar. Her sene bin gemi gelir gider ve bütün bu mallarn İzmir şehrinde satarlard. Öyle bir görkemli
limandr ki çok kalabalktr. O kadar çok Avrupa’dan gemi gelir ki sanki İzmir’in yars Avrupallar ile dolmuştur. Eğer bir kişi bir kâfire bir tokat vurursa bir an içinde şehir
muhafzlar adam alp aman vermeden hâkime götürürler. Hâkim o suçluyu ya öldürür, ya da kâfirler Müslüman katledip, cesedini o an yok ederlerdi. Bir taraf Malta gibi
karanlk Avrupa gibi bir yerdir. Ama bu şehrin havasnn serinliğinden dolay öyle işveli, nazl, ergenlik çağna girmemiş kâfir dilberleri vardr ki onlarn dağlan kâküllerini
gören gençlerin dahi akllar dilberin kâkülü gibi dağlp gider. Bu seviyede işveli kzlar vard. Ve bu Frenk mahallesinin çarş pazarlar gayet süslüdür. Ve onlarn kendilerine
mahsus örf ve ibadetlerini yerine getirecekleri yedi adet kilise vardr ki içleri papazlarla dolu karanlk yerlerdir. Ve kâfirlerin evlerinin birçoğu şehrin kuzeyinde, deniz kysnda
çok katl ve görkemli şekildedir. Filikalar ile gemilerinden evlerine gelip gittikçe her gemiden kesinlikle bir kere ateş ederlerdi. Gece gündüz kesintisiz bir şekilde böyle
gelenekleri vardr. İzmir şehrinde top sesinden rahat durulmazd. Ve bu şehrin seçkin alşveriş yerleri gayet süslü olup, öyle çok alşveriş olur ki, insanlar deniz gibi dalgalanp
hareket ederek küme küme olur, birbirleriyle omuz omuza yürüdüğünde içlerinden kolay kolay geçilemezdi. Bu derece kalabalk yollar vardr. Çünkü gece-gündüz Arap ve
Acem ülkelerinden kaç yüz bin deve, at ve katr gelip gitmektedir.
151
Kullanldğ yere ve zamana göre değişen yaklaşk olarak 1,3 veya 1,5 dirhem veya 20 veya 24 krat ya da 4,009 ve 4,80 gr karşlğ olarak kabul edilen ağrlk ölçüsü.
1...,41,42,43,44,45,46,47,48,49,50 52,53,54,55,56,57,58,59,60,61,...180
Powered by FlippingBook