Kent & Seyyah: Evliya Çelebi'nin Gözüyle İzmir ve Çevresi - 1.Cilt - page 39

Transkripsiyonlu, Sadeleştirilmiş ve Orijinal Metin
25
[P 23a-1] zamannda yaplmştr. Dairesel şekilde yirmi bin iki yüz seksen admdr. Ancak kara taraf üç adm genişlikte, derin bir hendekle çevrilmiştir. Diğer taraflar dalga-
larn dövdüğü kale duvardr. Liman koruyan şahane toplar vardr. Kble yönüne bakan iki kat demir kanatl, sağlam ve dayankl kaplar vardr. Kale içerisinde bir mescit ve
yirmi askerin kalabileceği bir ev vardr. Onun dşnda imaretten bir eser yoktur. Ancak kale kapsnn iç yüzünde buz gibi suyu olan bir kuyu vardr. Acayip bir durumdur ki,
denizin içinde olan bu kalede böyle bir su çksn “
yefèal’ü-llÀhu mÀ yeşÀ’ü”
101
Bu kalenin dizdar ve seksen adet neferi vardr. Çeşitli cephanesi bulunmaktadr. Kale kapsnn
üzerinde beyaz mermer üzerine celî hat ile tarihi şöyle düşürülmüştür:
“ElóamdülillÀhi rabbü’l-èÀlemîn ve’ã-ãalÀtü ve’s-selÀmü èalÀ muóammedinü’l-maèãÿmu’l-kevneyn emmÀ mü’ebbedü’s-sulùÀn- zamÀn fÀtió us-sulùÀn nÀm
Meóemmed bin MurÀd ÒÀn min nesli Ál-i èOåmÀn-li-seneti eóadî ve åemÀne mie.”
102
Gayet dayankl ve korunakl bir kaledir. Bizzat Fatih Sultan Mehmed tarafndan yaptrlmştr ve kâfirden kalma değildir. Ama bu kaleden yukarya doğru doğu tarafna
şehir içinden gidince, dağdaki eski kaleye ulaşlr. Toplam üç bin admda çklr. Tamamen şehir içinden gidilir. Bu kale eğimli, kayalk ve alçak bir tepe üzerinde Kaydefa Kra-
liçesi naml kadn tarafndan yaptrlmştr. Büyük İskender’in korkusundan inşa edilmiş dayankl, korunakl ve beşgen şekilli büyük bir yapdr. Etraf iki bin yedi yüz admdr.
Her taş fil cüssesi kadar olan acayip bir binadr. Lakin deniz kysnda yeni kale yapldktan sonra kale içindeki halk aşağ şehre nakledilmiş, bu kale içinde sadece bağ ve bah-
çeler kalmştr. Han, hamam, çarş ve pazar harap olmuştur. Bu kale kaya üzerinde olmas nedeniyle dört tarafnda hendek yoktur. Eski devirlerde bu kale iç kale imiş. Ancak
eski kale aşağ şehri kuşatmştr. Varoş kaplarn ve kale duvarlarnn kalntlar birçok yerde gözle görünür haldedir ki, muazzam bir kale imiş. Baz kuleleri ve baz burçlar
evlerin içinde kalmştr. Bu sözü edilen yukar kalenin batya bakan demir kanatl sağlam bir kaps vardr. O kapya dşardan içeri girecek ksmda sağ taraftaki kulenin iki
adam boyu yukarsnda bir küçük kemer altnda ham beyaz mermerden Kaydefa kraliçesinin tasviri bir kabartma vardr. İnsan gördüğünde canl zannedip hayran kalr. Ne tarafa
gitsen o tarafa bakar gibi görünür. Eğer tebessüm edersen açk bir şekilde o da eşlik eder gibi görünür. Sen ağlamakl olsan onun da ağlamakl olduğu gözlenir, garip bir
seyirliktir. Lakin gerdanndan aşağ vücudu yoktur. Gerdannda kolyesi, krmz yanaklar, kulaklarnda küpesi, kvrm kvrm inen tülbendi ve sürmeli ceylan gözleri ile tasvir
olunmuş peri endaml, yüzü şk saçan bir dilberdir ama ruhu yoktur. Beyt:
“Güzel taãvîr idersin òÀl [u] òaùù- dilberi ÀmmÀ
Füsÿn-i èşveye geldikde ey
bihzÀd neylersin”
103
101
“Allah dilediğini yapar.”
102
Âlemlerin rabbi olan Allah’a şükürler olsun • iki dünyada masum olan Hz. Muhammed’e selam ve salâvat olsun • zamanmzn Âlî Osman soyundan Murad Han oğlu Fatih Sul-
tan Mehmed (…) döneminde
103
Dilberin halini ve şeklini güzel tasvir edersin / Ama sra işvesinin büyüsüne geldiğinde ey Bihzad neylersin!
1...,29,30,31,32,33,34,35,36,37,38 40,41,42,43,44,45,46,47,48,49,...180
Powered by FlippingBook