Kent & Seyyah: Evliya Çelebi'nin Gözüyle İzmir ve Çevresi - 1.Cilt - page 35

Transkripsiyonlu, Sadeleştirilmiş ve Orijinal Metin
21
[P 22b-1] tanşp, şereflenip çoğu eski dostlarmz idiler. O gün orada Hüseyin Baykara
78
fasl yapp has sohbet ettik. Sözü geçen Halkalpnar berrak bir sudur ve kayadan çkar.
Dört taraf çimenlik, gül bahçesi, lale bahçesi ile çevrili olup, güzel sesli kuşlarn cvltlar işitilir. Gölgeli büyük ağaçlarn altnda ferahlk veren bir yerdir. Pnarn berrak yerle-
rinde çok çeşitli balklar yüzerler. Ama Evliyalarn gözettiği bir yer olduğundan balklar avlanmaz, eğlenceye gelen insanlara yaklaşarak çeşitli hoşluklar sergilerler. Ve insan-
lardan asla kaçmayp elinden ekmek ve yiyecek parçalar alan gayet uysal balklar vardr. Allahn hikmeti Çarşamba günleri bu mesireye kadnlar geldiğinde hiçbir tanesi göz
önünde kalmayp, o gün asla görünmezler idi. Oldukça tlsml bir durumdur. Yerli halkn söylediğine göre bu, Kaydefa kraliçesinin tlsmdr. Velhasl görülmeye değer bir
mesire yeridir. Bu yerde akşam güneş batm yaklaştğnda; “Evliya Çelebiyi ben misafir edeceğim” diye bütün ileri gelenler münakaşa ettiler. Sonunda Uzun Ahmet Ağa dedi
ki; “Foça kalesini tamir ederken bizle beraber idi. Geçmişe dayanan bir hukukumuz vardr” diyerek bütün hizmetkârlarmz kethüdas ile birlikte evine gönderdi. Biz onlarla at
baş beraber İzmir’e girip, arkadaşmz olan Afyon Karahisar konağnn sahibi İzmir Mollas Abdullah Efendi’ye vardk. Ve İzmir’i seyretmeye başladk.
BÜYÜK VE ESKİ ŞEHİR İZMİR KALESİNİN ÖZELLİKLERİ:
hafeôahullÀhu mine’l-èaduvvi’t-tedmîr
79
Büyük İskender ile çağdaş olan Yunan Kaydefa Melikesi’nin yaptrdğ yer ve tahtdr. Zaman geçtikten sonra Sultan Alaaddin Keykubad devrinden sonra ortaya çkan
beylikler döneminde onun vezirlerinden meşhur ve dirayetli Sğla oğlu Ali Bey, İzmir şehrini Kaydefa kraliçesinin soyundan gelen İzmirne isimli bir kraliçenin elinden halkn
kra kra fethederek ele geçirmiş olup, İslam mülküne katmştr. Timur Han’n İzmir’i harab edişine tarih düşülmüştür:
“İzmîr òarÀb-geşt ez mîr
Timÿr- müeyyed-i cihÀngîr
V’Àn úalèa ki hîc şÀh nefgend
Ber kengere-eş kemend-i tesòîr
Der-ceng-i nehüft sÀl úayãer
BinşÀnd berÀn èibÀr- nefîr”
80
78
Timur'un torunu Hüseyin Baykara zamannda en parlak dönemini yaşayan Herat şehrinde hann saraynda Çağatay edebiyatnn zirvesi Ali Şir Nevâî'nin de katldğ sazl sözlü
edebiyat ve ilim sohbetlerini kasteden ifadedir.
79
“Allah düşmann zararndan korusun.”
80
Timur’un elleriyle harap oldu İzmir • başarl ve cihangir olan Timur • bu hiç kimsenin alamadğ kale • bu hiç kimsenin surlarna erişemediği kale • büyük savaşta Kayzer’in za-
mann ele geçirdi • ve bu kaleden ibret sesleri yükseldi.
1...,25,26,27,28,29,30,31,32,33,34 36,37,38,39,40,41,42,43,44,45,...180
Powered by FlippingBook