Kent & Seyyah: Evliya Çelebi'nin Gözüyle İzmir ve Çevresi - 1.Cilt - page 31

Transkripsiyonlu, Sadeleştirilmiş ve Orijinal Metin
17
[P 22a-1] Yol kenarlarnn tamam kaldrmszdr. Zira bu şehir kumlu, temiz bir zemine kurulmuştur. Ancak baz yerlerde duvar kenarlarnda yaya kaldrmlar vardr. Binalarn
çoğu kerpiçten yaplmştr. Halkn tamam Cezayir Levendleri gibi elbiseler giyinirler. Halk genellikle soluk benizlidir, çünkü havas çok scak ve ağr olduğundan seveni yok-
tur. Ve bu şekilde Temmuz’da bir kişi kalmayp, küçük büyük herkes şehrin dört tarafndaki bağ ve bahçelere gidip orada yatarlar. Sabahleyin yine şehre dönerler. Çünkü şehir
içinde bir adam kalsa o gece o adam sivrisinekler yerler, Allah’n affna frsat vermeyip helak ederler idi. Ve bir kişi örfe aykr bir davranşta bulunduğunda onu bir direğe
ellerinden ve ayaklarndan skca bağlarlar ve giderler. Sabahleyin o zavally ya ölmüş ve yahut tulum gibi şişmiş bir şekilde bulurlar. Kişi işlediği suçlarn tamamn itiraf eder-
di. Suçlu olan kişilere böyle işkence ederler idi. Melemen şehrinin bu derece ünlenmiş sivrisinekleri vard. Bu sivrisineklerin padişah değirmenler tarafnda bir kuyu vardr, o
kuyudadr derler. Gerçekten de akşam güneş batnca sözü edilen kuyudan sivrisinekler bir bulut halinde çkarak şehre musallat olurlar. Nice kere vilayet halk bu kuyuya neft,
katran, çra ve tutuşturulmuş çrp ile ateşe vermişler nemrudun ateşi gibi göğe yükselmesine rağmen yine de bu sivrisineklerden kurtulamamşlardr. Ve hala ihtiyar kimseler
anlatr ki Sultan Ahmet zamannda gönlü yaral bir derviş şehrimize gelmiş ve herhangi birimizin hanesine vardysa da misafir olarak kabul görmemiştir. Sabah olunca o derviş
sabah namazn kldktan sonra cami cemaatine “Ey Melemenin tembel, açgözlü, kskanç ve alçak halk! Bu muhtaç kulu bir gece konukluğa almayp; “
ekremÿ’ø-øaèif velev
kÀne kÀfiren”
71
hadisine uygun hareket etmediyseniz bu hakîrin sizlere yadigâr şu olsun: Geceleri huzurunuz olmasn, geceleri sğnacağnz yer olmasn” diye elinde sivrisinek
resmi çizili bir kâğd kuyuya brakverdi. O gece şehirde bütün halk sivrisineklerin gazabndan ar ve namusu terk edip bağlara firar ederler. O zamandan bu güne kadar sivrisi-
nekler şehrimize musallat oldu diye anlatrlar. Allah’n hikmeti bu şehre gelen misafirleri sivrisinekler asla srmaz. Ve memleketinden uzak düşmüş kimselere asla zarar ver-
mez. İran’daki Kaşiyân akrebinin yabanclara zarar vermediği gibi, bu şehir de sivrisinekle tlsmlanmş olup hiçbir şekilde bu tlsm bozulamamştr. Ancak şehre gelen misafir-
ler de akşam olunca şehirde kimse kalmadğ için “misafirin bağ” ad verilen sğnlacak yerde dinlenirlerdi. Bütün şehir halk ihtiyaç ve çeşitli eşyalarn brakp, evlerini dahi
kitlemeden bağlara giderler. Şehrin içinde sadece on tane bekçi kalp gece elbiseleri giyerek, yüzlerini ve gözlerini peçe ile sarp sarmalayp, boyunlarna davul asarak sabaha
kadar davul çalarak şehri korurlar idi. Bir an bile durmaya kadir değildirler. Davul bereketi ile sivrisinekten kurtulurlar. Çünkü sivrisinek sazlkta türediği için neyzen gibi mü-
zisyendir. Bir adama iğnesini sokmaya geldiğinde neyzenlik ederek fasl ile gelir. Onun için Melemen halk sivrisineğe davul çalarlar. Germiyan, Aydn, Saruhan, Sğla, Bursa
ve Teke sancaklarnn ahalisi kendi aralarnda bir söz olsa veya bir valinin davullar hoş ses ve ahenk vermese “Melemen davulu gibi öter” diye örnek verirler. Velhasl Mele-
men, Tarhaniye vilayetinin acayip ve ilginç bir şehridir. Ve halk hala gayet açgözlü yani Oğuz taifesinden Meleme kavmidir. Onun için Melemen şehri derler. Eski zamanlarda
büyük şehir olduğunun işareti olan yaplar Gediz nehrine ulaşnca, bağ ve bahçeler içerisinde binlerce kârgir bina kalntlar vardr.
71
“Kâfir de olsa zayfa ikram ediniz.”
1...,21,22,23,24,25,26,27,28,29,30 32,33,34,35,36,37,38,39,40,41,...180
Powered by FlippingBook