Kent & Seyyah: Evliya Çelebi'nin Gözüyle İzmir ve Çevresi - 1.Cilt - page 27

Transkripsiyonlu, Sadeleştirilmiş ve Orijinal Metin
13
[P 21b-1] güçleri yetmeyip, kaleyi bakmsz ve atl braktklar için kâfirler kaleyi istila etmiştir. Kalenin içindeki cephane ve diğer mallar ile birlikte kale kapsn da alarak
gitmişlerdir. Bundan sonra İzmirli Ahmet Ağa kalenin tamiri için görevlendirilmiştir. Bendeniz, Ahmet Ağa’y orada bulup Allah rzas için iki gün kalenin tamirine birlikte
çalştk. Lakin hanlar, hamam, camileri mescitleri ve çarşlar harap haldeydi. Kaleye, Foça limanna nazr büyük kuleler üzerine denizi menzili içine alan Balyemez toplar
46
konmuştur. Karaya ve denize bakan iki tane yeni sağlam kap inşa edildi. Kale içinde iki yüz civarnda bakml ev vardr ve tamamnn çats kiremit kapldr. Bir cami ve birkaç
dükkân kalmştr. Kale dşnda bağ ve bahçesi çoktur. İzmir gümrüğünden ulufe alan dizdar ve neferleri vardr. Yüz elli akçelik bu kazann serdar ve kethüdas Melemen’de
oturmaktadr. Halkn tamam Cezayir esvab
47
giyerler. Ancak cesur savaşç ve yiğit er değildirler. Bu yüzden böyle metin bir kaleyi kâfire verip, bunca mal ve ganimeti yağma-
lanp ad kötüye çkmştr. Bir saat savaşsaydlar etraftaki köylerden on bin tüfekli Melemen yiğidi ruhani güçlerle birlikte annda yetişirlerdi. Ve bu kalenin büyük kalyon ve
kadrgalarn demir atp yatabileceği büyük ve güzel bir liman vardr. Bu limandan güney bat yönünde seksen mil uzaklkta Anadolu’da zeytini meşhur olan Karaburun vardr.
Kaleden yirmi tüfekli arkadaş aldk. Çünkü serseri ve berduş tayfasndan yağmac, aç-uyuz, kan-kuduz adamlar yol keserlerdi. O arkadaşlarla birlikte kble yönünde düz ovalar
içinden lgn ormanlarn seyrederek Melemen Tuzlas mevkii’ne ulaştk. Melemen Tuzlas hass- hümayundan
48
beş yüz akçelik mirî
49
emanettir. Bu Tuzla, Germiyan, Aydn,
Saruhan ve Karahisar vilayetleri ile yirmi dört sancağa her sene kaç yüz bin deve yükü tuz gönderilen büyük bir hastr. Yetmiş-seksen adam ile padişahn maln idare edip ken-
disi de yüzde on hisse alan güzel bir işletmedir. Ve ibretlik bir tuzladr. Zira içine bir canl düşse Allah’n emriyle tuz olur. Oradan ova içinden kbleye doğru ilerleyerek Gediz
nehrinin denize döküldüğü yerden yüz bin zorlukla atlar koşturup, biz bir kayğa binerek karşya geçtik. Oradan alt saatlik bir yolculuktan sonra Melemen şehrine ulaştk.
ESKİ MELEMEN ŞEHRİ, TARHANİYE VİLAYETİ’NİN ÖZELLİKLERİ:
Yani oğuzlar vilayeti demektir. (…) tarihinde Gazi Hüdavendigar fethedip kalesini ykmştr. Şehrin doğusunda yel değirmenleri tarafnda hala kalenin kalntlar yer yer görül-
mektedir. Amma sağlam kaleymiş. Hala bir kalesi dahi bu şehrin kuzey tarafnda Gediz nehrinin öbür yakasnda bir sivri kaya üzerinde Kayack Kalesi denilen ulaşlmaz bir
kaledir. Ama içinde kimse yoktur. Ve yaknnda mamur köyler vardr. Bu Melemen şehri Anadolu toprağnda Cezayir
50
kaleminde, Sğla sancağ snrnda Valide Sultan hass-
dr. Krk yük akçe iltizamdr.
51
Mültezim iki yüz adam ile işi çevirir. Yüz elli akçelik şerif kazadr. Ve nahiyesi (…) köylerden oluşmaktadr. Komutan ve kethüdayeri vardr.
Bu şehrin ayan olmadğ gibi fukaras gayet çoktur. Müftüsü ve nakîbi yoktur. Şehir denizden üç saatlik mesafede kumluk bir ovada kurulmuştur. Değirmen yokuşlar şehrin
doğu tarafnda beşer, altşar bin adm mesafededir. Tüm Melemen şehri yirmi beş mahalle ve üç bin kiremitli altl üstlü evden oluşmaktadr. Toplam yirmi dokuz adet ibadetha-
ne vardr. Cemaati en fazla olanlar Eski Mahkeme Camisi’dir. Kârgir
52
kubbesi ve minaresi vardr. Kireçli ve kiremit örtülüdür. Gazzaz Camisi
53
kaps üzerinde tarihi budur:
46
İtalyanca ballamezza sözcüğünden dilimize geçen bu kelime Osmanl ordularnn deniz ve kara savaşlarnda kullandğ tunçtan yaplan orta menzilli topun addr.
47
Ege kylar ile Rodos, İstanköy, Sisam, Sakz, Midilli ve Limni adalarnda yaşayan erkeklerin giydiği pamuklu kumaştan yaplmş ve hafif geleneksel kyafetlerin addr. Cezayir
kesimi olarak da bilinir.
48
Mülkü devlete ait olan haslara denir. Bunlarn varidat doğrudan devlet hazinesine girerdi. Bir ksm ise doğrudan padişaha ait olup bunlarn geliri de iç hazineye aitti.
49
Devlet mal anlamnda kullanlan bir ifadedir.
50
Eski dilde ada kelimesinin çoğulu. Adalar.
51
Osmanl hazinesinin artan nakit ihtiyac sorununu çözmek için XVII. yüzyldan itibaren yaygnlaştrdğ mali sistemin ad. Bu usulde iltizam üzerine alanlar karşlğn devlete
peşin olarak öderlerdi.
52
Taş veya tuğla ile yaplmş olan.
53
İpek ipliği büken kişi.
1...,17,18,19,20,21,22,23,24,25,26 28,29,30,31,32,33,34,35,36,37,...180
Powered by FlippingBook