Kent & Seyyah: Evliya Çelebi'nin Gözüyle İzmir ve Çevresi - 1.Cilt - page 19

Transkripsiyonlu, Sadeleştirilmiş ve Orijinal Metin
5
[P 17b-1] kiremit örtülü ev vardr. Bu evlerden yaklaşk 1000 kadar bağl ve bahçelidir. Ayrca değirmenler de vardr. Harap vaziyetteki terk edilmiş evler bulunmasna rağmen
8 mahallesi oldukça bakmldr. 9 adet camisi vardr. Bunlardan cemaati en fazla olan eski usulde inşa edilmiş olan Emed Bey Camisi’dir. Kaps üzerinde şöyle tarih düşülmüş-
tür.
“èÁmirahu el-èabdü’l-faúîr el-óÀcc emet bin èoåmÀndr.”
9
kaps ceviz ağac levhasndan fahri oymas
10
gibi nakşlar renk değiştiren ibret verici güzellikte öyle sanatl bir kapdr ki, Allah biliyor bütün ressamlar ve kuyumcu kalem
ustalar buna denk bihzad nakşl
11
bir kap yapmaya kadir değillerdir. Her biri Rûmî ve İslimî
12
tarznda işlenmiş birbirinin içerisine geçen kat kat çiçek motifleri ile bezenmiş
görülmesi gereken büyük bir kapdr. Benzeri ancak Krm diyarndaki Kefe kalesinin top kapsndan içeri girildiğinde Kule Kaps Camisi’nin kapsnda görülebilir. O da ibret
verici derecede sanatl bir kapdr ve hareminin
13
ortasnda sanatl bir abdest havuzu vardr. Nif halk burada abdest tazeler. Caminin solunda çarşya inen yedi basamakl taş
merdivene açlan harem kaps vardr. Kârgir minaresi gayet muntazamdr. İki hamam ve krk dükkân vardr. Caminin sol tarafndaki meydanda büyük bir havuzun ortasnda
bir kaide üzerinde şadrvan kadehi
14
bulunmaktadr. Bu da son derece ilgi çekicidir; bu kadehin dört tarafndan krk elli yerden, kol kalnlğnda su bukleleri aşağdaki büyük
havuzun içerisine akp etrafndaki sofalarda oturan âşklar hava alp sefa sürerlerdi. Ve bu havuzun dört bir tarafnda göklere uzanan öyle gölgeli çnarlar vardr ki asla zemine
güneş şklarnn tesir etmediği bir dinlenme yeridir. Etrafnda camiye bitişik, bakml, süslü irfan sahiplerinin buluştuğu kahvehaneler ve başka dükkânlar vardr. Sonuç olarak
bu Nif şehri kalbe ferahlk veren cennet bahçelerinden ibarettir. Şehrin havas ve suyu meşhurdur. Ahalisinin salih ümmeti ilim ile donanmştr. Ancak halk o kadar donanml
değildir. Bir alay fikir sahibi fakir ve garip dostu insanlardr. Buradan bat yönünde cennet bahçeleri içerisinden bir buçuk saat mesafede “Ulucakl Köyü”ne ulaşlmaktadr. Bu
köyün yaknndan İzmir şehrine giden ve son derece tehlikeli bir yer olduğu için Sabuncubeli’ni sol tarafmza alarak Ulucakl’ya ulaştk. Kayal bir dağn eteğinde seksen evli,
bağl-bahçeli, kiremit ve toprak örtülü evleri, bir hamam ve bir kiremit örtülü camisi vardr. Caminin kapsnn üzerine şöyle tarih düşürülmüştür:
“Etdi ióyÀ bu maúÀm òayr içün dervîş Ààa óaú ùaèÀlâ cennet içre óÿrîler vere aña hÀtif-i àaybî dedi iòyÀsnñ tÀrîòini bÀrekallÀh ne metîn oldu diyesiz siz buña - sene
1056.
15
9
Allah’n fakir kulu Osman oğlu Hac Emed’in imaretidir.
10
Türkiye'de kâğt oyma sanatnn en önemli isimlerinden biri olan Bursal Fahri Dede (Ö. 1618) isimli zattan adn almş incelikli bir kâğt oyma türü.
11
İran'da yaşamş ve çağnn en büyük minyatür sanatçs olan Kemaleddin Behzad'n (Ö. 1535-36) üslubu için kullanlmştr. “Bihzad nakş” terimi divan şiirinde de yer alr.
12
Anadolu Selçuklularnn stilize ettiği filiz, yaprak ve hayvan motiflerinden oluşmuş kvrml süsleme.
13
Caminin namaz klnan kapal ksmna verilen ad.
14
Fskye.
15
Derviş Ağa hayr için bu makam ihya etdi. Hak te’ala ona cennet içerisinde huriler versin. Hatif-i Gaybi binann yaplşna şu tarihi düşürmüştür: “barekallah ne metin oldu diye-
siz siz buna.” (1646-1647) [Yapnn tarihi son msrada ebced hesab ile verilmiştir.]
1...,9,10,11,12,13,14,15,16,17,18 20,21,22,23,24,25,26,27,28,29,...180
Powered by FlippingBook