Kent & Seyyah: Evliya Çelebi'nin Gözüyle İzmir ve Çevresi - 1.Cilt - page 151

Transkripsiyonlu, Sadeleştirilmiş ve Orijinal Metin
137
[P 45b-2] BALYAMBOLU KAZASI’NIN ÖZELLİKLERİ:
Aydn vilayeti arazisinde yüz elli akçelik şerif kazadr. Nahiyeleri on yedi parça köylerdir. Ve has arazilerini voyvoda yönetir. Kethüdayeri yoktur, ama hususi serdar
bulunmaktadr. Bir dağn eteğinde kurulan üç yüz haneli kasaba bağlk ve bahçeliktir. Bir minareli camisi, bir han, bir hamam ve birkaç dükkân olan köyden bozma bakml
bir kasabadr. Burann da haftada bir kurulan pazar insan deryas olur. Şehrin aşağ tarafnda bir ağaçlğn gölgesinde kurulan pazar gayet meşhur olup, herkes ürettiği sağlkl
ürünlerini muhabbet pazarna çkarp, alşverişini yapar. Burann pembe ipliği, pembe bezi ve dimisi
639
meşhurdur. Bütün diyarlara buradan sevk olunurdu. Bu kazada yetiştirilen
katrlarn eşdeğerine, ancak Kastamonu ve Merzifon şehirlerinde rastlanr. Burada beyankökü
640
çok olduğundan “Beyan Boldan” galat ile Türkler çağrşm yaparak
Balyambolu derler. Sonuç itibari ile Balyambolu pazar Aydn’da, Saruhan’da ve Menteşe’de meşhurdur. Buradan kble yönüne ağaçl dağlar içerisinden yokuş yukar yarm
saat gidip, Tasahorya Köyü’ne
641
ulaştk. Balyambolu’nun nahiyesi olan bu köy, bir yüce dağn eteğinde sarp, dereli ve tepeli bir yerde, bağl-bahçelik, suyu havas hoş kasaba
gibi, beş yüz kiremit örtülü bakml kargir binalardan oluşmaktadr. Bir camisi, üç mescidi, atl bir hamam, bakml bir han ve yedi dükkân vardr. Cennet gibi şirin bir belde-
dir. Bütün ağaçlarna üzüm asmalar sarlmş, her birinden beşer-onar katr yükü sulu üzümler sarkar ve ateş krmzs, parlak taneli kirazlar olur. Bey yaylağ eteğinde olmasn-
dan dolay, öyle hayat kaynağ sular vardr ki anlatlamaz. Bu köyden kalkp yine bir yayla içerisinden Bey Köyü’ne ulaştk. İki yüz evli, bir camili, havas suyu hoş olan bir
köydür. Buradan geçerek Bey Yaylas’na ulaştk. Bu dağn en yüksek zirvesinde yaz ve kş kar-buz eksik olmadğndan çok berrak akarsular vardr. Öğlen vakti çivit mavisi
bulutlar içersinde yüksek doruklar ancak görünür hale gelir. O derece gökyüzüne uzanan, ulu bir dağdr. Otlaklar yeşilin en canlsndandr. Bu yüce dağdan kuzey yönüne
bakldğnda Tire ovas “bostan ve gülistan” kitabnn bir sayfas gibi görülür. Bu dağn özelliklerini olduğu gibi yazmaya kalksak müsveddelerimiz yaylanâmeye döner. Şuradan
belli ki, bu yaylann gölgesinde Tire ve Birgi ovasnda akp giden Menderes nehri bir su değirmeninin ark gibi görünür. Öyle ulu bir dağdr. Ve bu yayla Tire şehrinin arkasn-
daki Kestane Dağ’na bitişiktir. Burada eski sultanlarn dinlenme yerleri vard. Bu yaylay geçtikten sonra, kble tarafndaki Cansitan Yaylas görünür oldu. Türkler Canistan
Yaylas derler. Ancak oraya gitmeyip, derhal Bey Yaylağ’n beş saatte geçerek, iki saatlik bir yolculuktan sonra ovaya indik…
642
639
Yöreye has dokuma bez.
640
Meyankökü.
641
Mehtemelen Rumcadan gelmekte olup, “Horya” kelimesi köy anlamna gelmektedir.
642
Seyahatname’nin bundan sonraki ksm Aydn İline bağl ilçeler hakkndadr.
1...,141,142,143,144,145,146,147,148,149,150 152,153,154,155,156,157,158,159,160,161,...180
Powered by FlippingBook