Kent & Seyyah: Evliya Çelebi'nin Gözüyle İzmir ve Çevresi - 1.Cilt - page 127

Transkripsiyonlu, Sadeleştirilmiş ve Orijinal Metin
113
[P 42b-1] sebilleri vardr. Her birinin vakflar tarafndan denk denk kar ve buz getirilip bütün susuzlara dağtrlar. Bir sebilhane Alaca Çeşme yaknndadr. Diğeri Tahtakale
meydannda mermer binal ve büyük kubbeli bir sebildir. Ve bir diğeri de Tahl pazarnda yine mermer binal, demir pencereli ve kurşun kubbeli sanatl bir çeşmedir. Bu Tire
şehrinin çarş ve pazarlarnn çoğu Bursa pazarlar gibi kârgir kemer ve toloz
564
kubbeler ile bina edilmiştir. Temmuzda serin, kşta ise scak ve yumuşak bir havas olan ulu
ticarethanelerdendir. Öyle ki tamam iki bin sekiz yüz dükkândr. Ahi Baba’dan haber alarak yazmşzdr. Ve genellikle tamamen yeşil kurşunla örtülüdür. Yayladan bu şehre
baklsa sanki Halep şehri gibi kurşun kubbeli bir ticaret şehridir. Kale gibi dayankl inşa edilmiş, sekiz kubbeli bir bezzazistan vardr. Yine çats tamamen yeşil kurşun ile
örtülü bezzazistandr. Dört tarafnda dört sağlam kaps ile korunakl klnmştr. İçerisi tamamen tacirlerin dükkânlar ile donanmştr. Yerin altnda gömülü olan hazineler tüc-
carlarn canlardr. Sevgili hizmetçileri can ve cananlardr. Ve bütün varlklar yok olmaktan uzaktr. Lakin Uzun çarşs gayet süslü ve ulu bir ticarethanedir. Bütün anayollar
satranç tahtas gibi planlanp, bu üslup üzere düzenlenmiştir. Ve kaldrmlar tamamen temiz ve beyaz taşlar ile döşenmiştir. Her sabah temizlenip, kir ve pislikten bir zerre dair
eser kalmaz idi. Bütün ticarethaneleri kuzeye doğru yokuş aşağ konumlandrlmş olup, yukardan aşağya doğru baklsa sanki bu yollar içerisindeki insanlarn deniz gibi dalga-
lanp, izdihamndan omuz omuzu sökmez bir kargaşa oluşturduklar görülürdü. Özellikle pazar günleri akll olanlarn Pazar gezmeye gitmemesi gerekir. Zira o pazarda insan
rahatsz ve perişan olur. Bu şehrin kble tarafndaki evleri yedi bayr, dere ve tepe üzerine kurulmuş havadar evlerdir. Ve birbiri üzerine kat kat bahçeli ve güzel evlerdir. Öyle ki
bütün pencereleri doğuya ve güney tarafna, yani Tire ovasna nazr, havadar ve ferah evlerdir. Bu şehrin suyunun ve havasnn güzelliğinden âşklar yumuşak huylu olup, kr-
mz tebekânî elmas yanakl, krmz kiraz dudakl, güzel yüzlü ve dengeli olup, sözleri ölçülü, dişleri inci gibi dizili, maral gözlü, şirin sözlü ve aydnlk yüzlü olup güzel koku-
lu saçlarn dağtp âşklarn tutup kendilerine çekerlerdi. Son derece peri endaml, melek görünümünde, güler yüzlü, garip dostu insanlar vardr. Çoğu namuslu tüccarlardr.
Bütün ahalisi çuha ferace ve kontuş
565
giyerlerdi. Orta halli olanlar zevklerine göre Tire alacas giyerler. Asker taifesi, âlimleri ve zenginleri gayet çoktur. Kadnlar ferace ve
beyaz çarşaf bürünürlerdi. Bu şehrin yiyecek, içecek ve ürünlerinin en meşhurlar Tire peşkiri, abdest havlular, hamam havlular, alacalar ve yastklardr. Yiyeceklerinden ise
ter gömlek üzümü, beyaz ekmek, Tennûr kirdesi,
566
kebaplar, çeşit çeşit buzlu vişne hoşaf ve beyaz kiraz yeryüzünde yoktur. Kestanesini, çöreğini ve tavuk böreğini yiyenin
sağlkl olur yüreği. Sahil şehri olduğu için limonu, turuncu, nar, inciri ve servi ağac çok olur. Birkaç yerde uzun hurma ağaçlar vardr, ancak mahsul vermez. Ve habbü’l-lezîz
dahi yetişir. Gerçi sahil diyardr, amma ensesindeki dağda kestane, kzlck, muşmula ve üvez yetişen acayip bir diyardr. Sözün özü yük bağlanr ve yük çözülür zengin ve
büyük bir ticaret şehridir. Allah saklasn.
564
Yarm silindir biçiminde tavan örtüsü.
565
Büyük devlet adamlarnn giydiği üstlüğün addr.
566
Bir çeşit ince hamur, lavaş.
1...,117,118,119,120,121,122,123,124,125,126 128,129,130,131,132,133,134,135,136,137,...180
Powered by FlippingBook