Kent & Seyyah: Evliya Çelebi'nin Gözüyle İzmir ve Çevresi - 1.Cilt - page 119

Transkripsiyonlu, Sadeleştirilmiş ve Orijinal Metin
105
[P 41b-1] Mevlevihane tarz üzerinde durmaktadr. Birbiri içersine geçmiş kubbelerden oluşan gayet sanatl bir camidir. Tamamen çividî kurşun ile kapldr. Yeşil çiniden, züm-
rüt yeşili servi gibi uzanan minaresi vardr. Müzik ilminde gayet usta, davudî ve hüzünlü sese sahip müezzinleri var. Beyt:
“Vaút-i ãabÀó şenîdem èacib ãadÀ - úad
Ezzene’l-mü’eõõin óayyeè ale’ã-ãalÀt.”
550
Sabah akşam beş vakitte ehl-i sünnet ve cemaat mensuplar orada toplanp ibadet ederler. Zira bu mahallenin tamam irfan sahibi Mevlevilerdir. Bununla birlikte, bu ca-
minin öyle bir imam vardr ki, sanki Fahreddin Râzi’dir. Küçük büyük herkes hayr duasn alr. Bu caminin hareminde şadrvann dört tarafnda başlar göklere uzanan yeşil
hurma ağaçlar vardr. Kokusunun etkisinden burnumuz şenlenir. Kalabalk cemaate sahip büyük bir ibadethanedir.
Lütfî Paşa Camisi; hemen kalenin altnda cemaati bol, ferah bir camidir. Süleymaniye Camisi’nin minaresi gibi, muntazam ve sanatl bir minaresi vardr. Bunun hare-
mindeki servilerin de başlar göğe uzanmştr.
Tahta Kale Camisi; çarşnn en kalabalk yerinde olmas sebebiyle cemaati bir hayli fazladr. Tamamen kurşun ile kapl ve dayankl, kârgir bir binadr.
Yahya Bey Camisi, Kara Hasan Bey Camisi, Hüseyin Çavuşzade Camisi, Şeyh Halil Camisi, Şeyh Nasreddin Camisi ve Yoğurtluzade Camisi tamamen kurşun ile kapl
imaretlerdir. Muhammed Bey Camisi, Molla Çelebi Camisi, Suretli Cami, Gazzazzade Camisi, Bağdemiye Camisi, Kadizade Camileri de kurşunludur. Molla Arab Camisi de
tamamyla kârgir olup güzel kubbesi tamamen kurşun ile kapldr. Sözü edilen camilerin binalar tarihleriyle beraber yazsak iki forma kâğt müsvedde olur. Allahn yardmyla
müsveddeyi temize geçerken faydal olmayanlar almadk.
Bu şehrin kuzeyinde büyük bir namazgâh vardr, elli bin kişi alr bir büyük ibadet yeridir. Öyle ki çevresi bin iki yüz adm gelir. Bayram namazlarnda ve yağmur duas için
erkekler burada ibadet ederler. Uzunluğu ve genişliği ikişer yüz adm, dörtgen şeklinde geniş ve taş bir yapdr. Onar basamakl taş merdivenlerle ulaşlan dört tarafnda dört
kaps vardr. Etrafn çeviren duvarlarn yüksekliği iki adam boyundan fazla olup, kale duvarndan sağlamdr. Ve bu namazgâhn tam ortasnda mermer ustalar öyle bir şifal
havuz inşa etmişler ki, namaz klanlarn abdestini tazeler idi. Ve bu büyük sahann içi tamamen tirfil, yonca, ayrkotu ve diğer bitkiler ile yeşillenmiş olup sanki yeşil bir kadife
hal uzatlmşt. Öyle ki yaz-kş çimenlik ve binlerce çiçek açan lale bahçesi gibidir. Çeşit çeşit uzun ağaçlar vardr ki, her biri göklere uzanmş düzenli ağaçlardr. Yüz adet
düzenli bir şeklide dikilmiş ağaç vardr. Gölgelerinde derya gibi cemaati Allah’a ibadet ederlerdi. Bütün bu ağaçlarda iki cihann yaratcsna sürekli ibadet eden düzenli bir
şekilde saf tutmuş kulağ halkal köleler gibi, el kavuşturup gece gündüz tevhid, ululama, zikir ve yüce Allah’ metih ile yaradlşlar gereği ibadet hizmetini yerine getirmekte-
dirler. Sözün özü Müslümanlarn bu ibadet yeri Tire şehrinin zahitlerinin toplanma yeri ve secde etme yeridir.
550
“Sabah vakti bir acaip ses işittim. Müezzin ‘Haydin namaza’ diye seslendi.”
1...,109,110,111,112,113,114,115,116,117,118 120,121,122,123,124,125,126,127,128,129,...180
Powered by FlippingBook