Kent & Seyyah: Evliya Çelebi'nin Gözüyle İzmir ve Çevresi - 1.Cilt - page 109

Transkripsiyonlu, Sadeleştirilmiş ve Orijinal Metin
95
[P 36b] eski zamanlarda Ayasuluk’a giden su kemerlerini seyrederek geçtik. Hayr sahipleri bu kemerlerin yarsn tamir ederek suyu iki menzil yerden Kuşadas’na getirmişlir.
Bu kemerlerini seyrederek Ayasuluk’dan üç saatde verimli köylerin içinden geçerek…
[P 40a] Sire Yaylağ; oradan çkp, seyishaneleri ykp, çimenlik yerlere atlar salp, hazrdaki yiyacekleri yiyip, berrak sular içip, kendimizden geçtik. Bu ferah yerde
eski padişahlarn kasr ve binalarnn temelleri vardr. Beşer-altşar ay bu yaylada yer-içerlermiş. Çiçeklerinin kokusundan insann gönlü ve ruhu etkilenir ve ebedi hayat bulur.
Cennet gibi yüce bir dağdr. Tire ovas bu dağn kuzeyinde rüzgarn savurduğu bir sayfa gibidir. Ama Tire şehri hayal gibi görünür. Zira bu ulu dağ oldukça yükseğe kement
atmş büyük bir dağdr. Buradan kalkp kuzeye doğru bir saat yokuş aşağ gidip berrak sulardan içerek
BALPINARI YAYLASI’NIN ÖZELLİKLERİ:
Süleyman Han Rodos fethinden gelip otağn bu Balpnar’nda kurup krk gün zevk ve sefa sürüp, burada bulunan hayat kaynağ sulardan içip “bÀrekallÀh bal bñar” dedikleri
için hala şehir içerisinde Balpnar olarak anlr. Bu mesire yerinde üç ab- hayat daha vardr. Onlardan da içip, birine “Şekerpnar”, birine “Aynü’l-hayat”
523
pnar ve birine
“Mürde-hayat” pnar diye isimlendirmişlerdir. Bu mahalde Sultan Süleyman
523
Hayat pnar.
1...,99,100,101,102,103,104,105,106,107,108 110,111,112,113,114,115,116,117,118,119,...180
Powered by FlippingBook