Kent & Seyyah: Evliya Çelebi'nin Gözüyle İzmir ve Çevresi - 1.Cilt - page 103

Transkripsiyonlu, Sadeleştirilmiş ve Orijinal Metin
89
[P 35b-2]
Faòrü’d-devleti ve’d-dîn
èİsÀ bin Meóemmed bin Áydn
ÒalledallÀhu mülkehu
Fî seneti sebèa ve sebèîn ve sebèa mie
èAmile èAlî bin Mustaèãmi.”
471
diye yazlmştr. Cemaatin olmamas ve harap durumda bulunmas sebebiyle haremin kble kaps kapaldr. Bu caminin bir tabaka bir güzel minaresi var ki Hüseynî makam
kadar yüksek ve bir Habeşi makâm kadar güzel bir binadr. Bu imaret baştanbaşa rusâs- nîlgûn
472
ile örtülü, nur üstüne nur gibi, Cennet’den nişan verir bir camidir. Beyt:
“Ra’eynÀ cÀmièe’d-dünyÀ cemîèan
Ve lÀkin mÀ ra’eynÀmiåle hÀõa.”
473
beyti bu cami için söylenmiştir. Velhasl bu caminin güzellik, letafet ve zerafetinde yeryüzünde başka bir âdemoğlu yaps yaplmamştr ki, âdemoğlu onun inşasndan aciz ve
yetersizdir. Eğer olduğu gibi özelliklerini yazsak, vakfiyesi gibi ciltli bir seyahatname olur. Amma böyle uğursuz viran şehir içinde cemâatsiz kalmş bir garip camidir. Ancak
sağ tarafnda imam ve hatip ve kayyum ve sair rzklanan hizmetçilerin evleri vardr. Ve her Cuma ve her Pazar günleri ve gece gündüz beş vakitte cemaat ve ziyaretçilerden hali
değildir. Ammâ kalabalk cemaati yoktur. Vesselâm, ammerallâhu ile’l-kyâm.
474
AYASULUK’UN ZİYARET YERLERİ:
Evvela çarşya yakn bir yüksek kubbe içinde şer‘-i mübîn, müfessir ve müellifler sultan Şeyh Hazret-i Şehâbeddin, ulemadandr. Sivas’ta Dânişmend ümerasndan Me-
lik Beğzâde Cenânî Beğ’in satn alnmş kölesidir ki, Gürcistan’da yine beğzâdelerden Dâdyân asll bir kimse imiş. Çocukluk çağnda diğer çocuklarla oyun ve eğlenceyle
meşgul olmayp Sivas şehrinde Şa‘irîzâde Balaban Efendi’den krk yl ilim tahsil edip çeşitli ilimlere sahip olup Şehabeddîn-i Sivâsî ismiyle meşhur oldu. Daha sonra Bursa’ya
göç edip Zeyneddîn-i Hâfî hazretlerinin sohbet-i şerifleri ile müşerref olup, onlardan da gayb ilmini tahsil edip, izin-i şerifleri ile tefsirci ve hadisci alimler arasnda Tefsîr-i Şeyh
adyla bir tefsir-i şerif yazmştr ki benzeri olmayan nefis muteber bir tefsirdir. Muhyiddin Arabî sözü üzerine bu tefsirde üç bin adet ulûmdan fünûn göstermiş eşsiz bir tefsir-
dir.
“Kaddesenallâhu bi-srrhi’l-azîz.”
475
Allah’a hamd olsun ki böyle bir sultan ziyaret edip ruh- şerifinden medet istedik. Hala halkn ziyaret yeridir. Ulu Cami’de bulunan Hrka-i Şerif, Şehabeddin hazretlerinin seyyidi
Dânişmend hânedanndan kendilerine intikal etmiş olup burada ziyaret edilmekte idi. Daha sonra Celali ve Cemali isyan zamannda Ulu Cami’den çkarlp Osmanl hanedan-
nn saadet hanesi olan Hasodada muhafaza edilmektedir. Ve Aydnoğullar sülalesinden Şeyh Toykun Şah ziyareti ve Kurduman Bay kabri ve Gazi Sğla Bay
471
Rahman ve Rahim olan Allah’n adyla. Bu cami, büyük sultan, ümmet-i Muhammed’in üzengisinin sahibi, İslam ve Müslümanlarn sultan, devlet ve dinin onuru Aydn oğlu Mehmed’in oğlu İsa tarafndan yaptrlmştr ki Al-
lah onun mülkünü daim eylesin. Musta’smi oğlu Ali işidir. Sene 777 (1375-1376).
472
Koyu mavi renkli, çivit renginde olan.
473
Dünya camilerinin tamamn gördük, amma böyle bir şey görmedik.
474
Kyamete kadar emir Allah'ndr.
475
Allah onlarn aziz ruhlarn kutlu klsn.
1...,93,94,95,96,97,98,99,100,101,102 104,105,106,107,108,109,110,111,112,113,...180
Powered by FlippingBook