Cumhuriyet ve Kazanımları - page 91

89
Cumhuriyet ve Kazanımları
ŞAPKA DEVRİMİ
Atatürk, yapacağı bazı devrimlere zemin hazırlamak açısından kılık ve kıyafet
değişikliklerine önem vermiştir. Atatürk, ilk kez gittiği Kastamonu’da halkın kar-
şısına şapka giyerek çıkmış ve toplumun tepkilerini ölçmüştür. 27 Ağustos 1925
günü, Atatürk, Türk Ocağı’nda halka hitaben şunları söylemiştir;
“Redingot gibi, bonjur, smokin gibi, işte şapkanız! Buna câiz değil, diyenler var-
dır. Onlara diyeyim ki, çok gafilsiniz ve çok câhilsiniz ve onlara sormak isterim:
“Yunan serpuşu olan fesi giymek câiz olur da şapkayı giymek neden olmaz ve
yine onlara, bütün millete hatırlatmak isterim ki, Bizans papazlarının ve Yahudi
hahamlarının kisve-i mahsûsası olan cübbeyi ne vakit, ne için ve nasıl giydiler?”
Kastamonu’da ilk tepkilerinin olumlu olması ile şapka giyilmesi toplumda ka-
bulünü hızlandırmıştır. Atatürk, Nutuk’ta şapka konusunda şöyle değinmiştir:
“Fesin kaldırılması zorunluydu. Çünkü fes, kafalarımızın üstünde, bilgisizliğin,
bağnazlığın, uygarlık ve her türlü ilerleme karşısında duyulan nefretin bir sim-
gesi gibi oturuyordu.”
16 Ekim 1925 tarihinde, Konya milletvekili Refik Bey ve arkadaşları, şapka giyil-
mesi ile ilgili kanun önerisini TBMM’ye sunmuşlardır. 25 Kasım 1925 günü, mec-
liste “Şapka Kanunu” kabul edilmiş, bu kanuna uymayanlar hakkında çeşitli
cezalar uygulamaya konmuştur.
Kadınların çarşaf, peçe gibi kıyafetler yerine çağdaş giysiler giymeleri sağlanmış,
erkeklerde fes yerine şapka giyilmesi kanuni zorunluluk haline getirilmiştir.
3 Aralık 1934 tarihinde çıkarılan bir kanunla din adamlarının ibadet yerleri dı-
şında dini kıyafetlerle gezmeleri yasaklanmış; Diyanet İşleri Başkanı ve diğer
dinlerin en yetkili kişilerinin özel kıyafetleri ile dolaşabilmelerine izin verilmiştir.
Kastamonu’da
1...,81,82,83,84,85,86,87,88,89,90 92,93,94,95,96,97,98,99,100,101,...263
Powered by FlippingBook